<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[İslami Forum - Sözde İslam'da Bulunan Hata ve Yanlışlar ]]></title>
		<link>https://islamiforum.net/</link>
		<description><![CDATA[İslami Forum - https://islamiforum.net]]></description>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 2026 18:49:54 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Kur'an-ı Kerimde Neden Ayetlerde "Biz" Diyor. Allah Hani Tekti? Yardımcıları mı Var ?]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-kur-an-i-kerimde-neden-ayetlerde-biz-diyor-allah-hani-tekti-yardimcilari-mi-var</link>
			<pubDate>Thu, 11 May 2023 16:22:37 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=34532">Tikky</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-kur-an-i-kerimde-neden-ayetlerde-biz-diyor-allah-hani-tekti-yardimcilari-mi-var</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #C10300;" class="mycode_color">Cenab-ı Hak Kur'an-ı Kerimde Neden Muhtelif Bazı Ayetlerde "Biz" Demiştir ?Hani Allah Tekti Yardımcıları mı Var ? Demek ki Kuranda Çelişki Var ? Şeklinde ki Bu Soruyu Muhtelif Ateist - Deist Sitelerinde Gördüm. İnşaAllah Bunun Cevabını Verelim.</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Değerli Kardeşim;</span> Kur'an'da Cenab-I Hak Zaman Zaman Zatıyla İlgili Yerlerde <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Biz"</span> İfadesi Kullanır. Mesela Şu Ayetlere Bakalım:<br />
 <br />
"Hiç Şüphe Yok Ki, Kur'ân'ı Biz İndirdik, Elbette Onu Yine Biz Koruyacağız." (Hicr, 15/9)<br />
<br />
"Biz İnsanı En Güzel Biçimde Yarattık." (Tin, 95/4)<br />
<br />
Konuya Geçmeden Önce Herkesçe Malum Olan Ve Olması Gereken Çok Önemli Bir Meseleye Değinmek İstiyorum: <br />
<br />
<br />
Birincisi : Müslüman Tartışmaz <br />
<br />
Kamil Bir Müslüman Yani Ehli Sünnet Akaidi Üzerine Düzgün Bir İlme Ve Fikre Ve Zikre Sahip Olan Bir Müslüman Ayetlerin Kelime Manalarını Yorumlamadan Önce Usul-u Nahiv Ve Sarf Eğitimi Alır, ,Manasını Anlamak İçin de Usül-ü Tefsir Okur , Hadisten Evvel Hadis Usulünü; Fıkıhtan Evvel Fıkıh Usulünü, Ve Kelam İlmi Öğrenmeden Kelam Usulünü Alır Ve Sadece Hakkı , Hakkını Vererek , Hakiki Bir Şekilde , Hak Namına Ve Hak Edene Anlatır “Tebliğ” Eder.  Biz Zaten Tartışmayız ki !... Biz Münazara Yaparız.  <br />
<br />
Akıllı İnsanlar; Fikirleri Tartışır, Olayları Konuşmaz, Kişileri Önemsemez. Normal İnsanlar; Olayları Tartışır, Fikirleri Konuşmaz, Kişileri Önemser Cahil İnsanlar; Kişileri Tartışır, Olayları Bilmez, Fikirleri Anlamaz. Lakin Ancak Kişilerin Görüşleri Ve Fikirleri Sayesinde Olaylar Yaşanıyorsa, Fikirleri Tartışır Olayları Konuşur Ve Bu Sayılanların Sebebi Olan Kişiler De Önemsenir.<br />
<br />
Şu Cehalet Yaklaşımı ; (Ki , Ne Yazık ki Her İki Kesimde de Bu Var. Ama Bir Farkla ! Bizim (Yani Ehl-i İslam’ın) Farkı Bizim Bunu Avamımızın, Ateist Ve Deistin İse Hassasında Sözüm Ona Alim Sandıkları Adamlarda Bunun Olmasıdır!...) Oysa ki İslam’da Tartışmanın Dahi Bir Usul-ü Kaidesi Belirlenmiştir ! İslâm Düşünce Tarihi Boyunca Kur’ân-I Kerîm’in Tartışma Yöntemlerini Konu Alan “Cedelü’l-Kur’ân” Adlı Bir İlim Dalı Teşekkül Etmiş Ve Bu Alanda Çeşitli Eserler Kaleme Alınmıştır.<br />
 <br />
<br />
Haliyle Kamil Bir Müslüman Asla Ateist Veya Deistle Veya Kamalistle Tartışmaz. Tartışma Olması İçin Konu Hakkında Öncelikle İki Tarafında Mütehassısı Olması Lazım Gelir. Ateist Ve Deistle Ve Kamalistler Ast Olan İslam’ı Değil, İslam’ın Kendi Kafalarına Göre Önce Yorumlayıp, Daha Sonra Gene “Kendi” Yorumlarını “Kendi” Kafalarında Oluşturduğu Kendi Evham Ve Vehimlerini Tartışıyor Eleştiriyorlar  O Eleştirdikleri İslam'ı Bizde Eleştiriyoruz. <br />
<br />
<br />
Bakın Marks'ın Manifestosunun İnanılmaz Rezil Çevirileri Vardır !.. Kitap Dahi Sayılmayacak Kadar Ufak Bir Risale Hükmündeki Bu Kitabın Tam Karşılığı Bugün Hala Adam Akıllı Yoktur (Eleştirilerde Bize Ait Değil. Zaten Umurumda Değil Çünkü Solcu Arkadaşlarımız Bunu Kendileri Söylerler.) Bu Kitapçığı Anlamanın En İyi Yöntemi Önce O Dile Hakim Olup Okumaktır (Meseleyi “Kim Söylemiş? Kime Söylemiş? Ne İçin Söylemiş? Ne Makâmda Söylemiş?” Temel Kâidesi Dikkate Alınmalıdır. Evet, Kelâmın Tabakâtının Ulvîyeti, Güzelliği Ve Kuvvetinin Menbâı Şu Dört Şeydir: “Mütekellim (Söyleyen), Muhatap (Söylenilen Kişi ), Maksat Ve Makâmdır. )<br />
<br />
<br />
HALİYLE MÜSLÜMANLAR ATEİST VEYA DEİSLERLE NİYE TARTIŞSIN Kİ !<br />
<br />
Biz Hakkı Ve Doğruyu Söylüyoruz Siz Karşılık Olarak Ya Önce Sloganvari Papağan Gibi Aynı Şeyleri Tekrarlıyor Ya Konuyu Değiştiriyor Ya Niyet Okuyuculuğuna Savunuyor Ya da Küfür Ediyorsunuz ... Ateist Ve Deistler Yorumlarımızı Okumazlar !  Çok Uzun Yazınca da 2 Satırı Okumayan Adam  "Boz Okomos Kosomoz" Deyip Ben Çok Araştırdım (!) Eeee Sonra? O Yüzden Müslüman Değilim Ateistim Veya Deistim Diyor  Ayıp … <br />
<br />
<br />
İkincisi : Ehliyet Ve Liyakat <br />
<br />
 <br />
Slogan İlim Değildir. Ekser Manada Ne Zaman Bir Mesele Üzerinde Hususen Bir Solcu Ve  Komünistle İle Bahusus Bir Ateist Ve Deist İle Konuşsak Veya Münazara Etsek/Sek Ya Slogan (Klişe Ve Ezberletilmiş Sözleri Papağan Gibi Tetebbu Ve Tetebbuat  Etmeden Tekrarladıklarını ) Bunu Da İlim Telakki Ettiklerini, Görüyorum. Sloganın Bitip İlmin Fikrin Başladığı Noktada Çaresizlikle “Küfür Hakaret ve Alay” Devreye Giriyor. İstirham Ediyorum Meselelere Daha Camii Daha Bedi Daha Hikmetli Ve Hakikat Perest Bakınız Veya Yaklaşınız...<br />
<br />
<br />
Siyaseten Sol Ve Komünizm, Fikren Ateizm Ve Deizm Asla Slogandan Öteye Geçememişlerdir!... Cemil Meriç’in Dediği Gibi Slogan İlim Değildir; “Karanlık Kinlerin Birbirine Saldırttığı Çılgın Sürülerin Savaş Çığlığıdır, Slogan. İlkelin, Budalanın, Papağanın İdeolojisidir.” (Cemil Meriç) <br />
<br />
 Hem Akla Hem Kalbe Hem de Ruha Mutabık Gelecek Bir Şekilde Meseleleri İzah Ediyoruz. Ama Anlamamanıza İdrak Etmemenize Sebep Olan Mesele Türkçe İse Bir Şey Diyemeyeceğim. Sorun Ya Edebiyat Hocanızda Yada Dilde. Mesele İdrak Meselesi İse Salağa Anlatır Gibi Anlatıyorum Lütfen İyi Dinleyiniz ;<br />
 <br />
<br />
Benim Muhteşem Son Model Bir Arabam Olsun. Tamam ? Fakat Araba Kullanmak Dışında Hiçbir Şey Bilmiyorum Arabalar Hakkında Lakin “Ehliyetim Var”.  Tamam ? Sizin de Muhteşem Bir Araba Bilginiz Olsun Hatta Arabaları Söküp Birleştire Bilecek Kadar Üstadı Azam Olun , Sıfırdan Bir Araba Yapma Kabiliyetine Dahi Haiz Olsanız Ama “Ehliyetiniz O l m a s a a”  Tamam ?<br />
 <br />
<br />
Şimdi Trafikte Biz İkimiz Yol Alırken Tamamen Benim Haksız Olduğum Bir Şekilde Size “BEN” Çarpsam Ve Kaza Yapsak. %1000 Hatalı Benim Olduğum Bu Durumda Polis Gelse Kime Ceza Verir? %1000 Ben Hatalı Olsam Bile Size Cezayı Keser ! Neden? Çünkü Ehliyetiniz Yok!.. Tamam  ?<br />
<br />
<br />
Aynen Öyle de: Söylediğiniz Doğru Ve Hak Olsa Bile  İslam’i Bir Meselede Konuşmak Hususunda , Hele Hele Hüküm Vermek Hususunda Ehliyetiniz, Liyakatiniz, Diplomanız Ve İslam Istılahı Hususunda Bir  Tetebbu Ve Tetebbuatınız Yoksa!  Gene Suçlu Siz Olursunuz !...  Tamam ?<br />
<br />
<br />
Doktor Olmayan Birisi İnsanları Ameliyat Etse Hatta Onların Hayatını Belki Kurtarsa Gene de Yaptığı Suçtur !... Ve Bu İstisnasız Her Ülke de Suçtur !.. Bu Yüzden Bilmediğiniz İslam'i Meseleler de Ehliyetiniz Yoksa Konuşmayınız. <br />
<br />
<span style="color: #C10300;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Şimdi Gelelim Konumuza:</span></span><br />
<br />
<br />
Müfessirler Bu Gibi Ayetlerde Kullanılan Çoğul Kipinin "Azamet" İfade Ettiğini Bildirirler. Türkçede Bunun Bir Örneğini "Siz" İfadesinde Görürüz. Bizden Büyük Olanlara Hürmeten "Sen" Demek Yerine "Siz" Demeyi Tercih Ederiz. Buradaki "Siz" İfadesi Çoğul Anlamda Kullanılmadığı Gibi, Tek Olan Allah Hakkında Bazı Ayetlerde Geçen "Biz" İfadesi Çokluk Anlamına Gelmez.<br />
 <br />
<br />
Dikkat Edilirse Cenab-I Hakk'ın "Biz" Dediği Yerlerde Sebeplerin Kullanımı Da Söz Konusudur. Mesela, Üstte Verilen Ayetlere Baktığımızda Kur'anın İndirilişi Ve İnsanın Yaratılışı Anlatılmaktadır. Kur'anın İndirilmesinde Hz. Cebrail, İnsanın Yaratılmasında İse Anne Ve Babası Sebep Olarak Görev Yapmaktadır.<br />
 <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İşaratü'l-İ'caz Tefsiri S.200'de Bediüzzaman Hazretleri Mevzuyu Şu Şekilde İfade Etmektedir.</span><br />
<br />
" 1 اِنِّى Melâikenin, 2 اَتَجْعَلُ İle Yaptıkları İstifhamdan Anlaşılan Tereddütlerini Reddetmekle, Meselenin Azamet Ve Ehemmiyetine İşarettir."<br />
<br />
 " اِنِّى Burada ى Mütekellim-İ Vahde İle, 3 وَاِذْ قُلْنَا'da Mütekellim-İ Maalgayr Zamirinin Zikirlerinden Şöyle Bir İşaret Çıkıyor Ki: Cenâb-I Hakkın Halk Ve İcad Fiilinde Vasıtanın Bulunmadığına, Kelâm Ve Hitabında Vasıtaların Bulunduğuna İşarettir. Bu Nükteye Delâlet Eden Başka Âyetler De Vardır."<br />
<br />
"Ezcümle, 4 اِنَّاۤ اَنْزَلْنَا اِلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ لِتَحْكُمَ بَيْنَ النَّاسِ بِمَا اَرٰيكَ اللهُ Âyet-İ Kerimesinde Azamete Delâlet Eden نَا Zamîr-İ Cem’î, Vahiyde Vasıtanın Bulunduğuna İşaret Olduğu Gibi, 5 بِمَاۤ اَرٰيكَ اللهُ'de Müfred Hükmünde Olan Lâfza-İ Celâl, Mânâları İlham Etmekte Vasıtanın Bulunmadığına İşarettir."(6)<br />
<br />
[Metindeki Mealler: 1. Muhakkak Ki Ben... 2. Yaratacak Mısın? 3. Hani Biz Demiştik... 4. Muhakkak Ki Biz, Allah'ın Sana Gösterdiği Şekilde İnsanlar Arasında Hükmedesin Diye Kur'an'ı Sana Hak İle İndirdik. (Nisa, 4/105); 5. Allah'ın Gösterdiği Şekilde.]<br />
 <br />
<br />
<span style="color: #C10300;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Konuyu Farklı Bir Boyutta</span></span><br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Önce Bir Hususu Belirtelim:</span> Cenab-I Hak Kur'ân-I Kerimde, Her Zaman "Ben" Yerine "Biz" Diye Hitap Etmiyor. Âyetler Hep Bu Şekilde Sıralanmıyor. Yerine Göre, "Ben", Mevzuunun Gelişine, Meselenin Anlatılışına Göre Hitap Tarzları Da Değişiyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Nitekim Meallerini Vereceğimiz Şu Âyet-İ Kerimelere Dikkat Edilirse Bu Husus Açıkça Görülür:</span> "Ey İsrailoğulları! Size İhsan Ettiğim Nimetlerimi Hatırlayın Ve Son Peygambere İman Edeceğinize Dair Bana Verdiğiniz Sözü Yerine Getirin Ki, Ben De Size Verdiğim Sözü Yerine Getirip Mükâfatınızı Vereyim. Ve Sadece Benden Korkun."1<br />
<br />
"Kullarım Senden Beni Sordukları Vakit De Ki, Muhakkak Ben Çok Yakınım. Bana Dua Ettiği Zaman, Dua Edenin Duasına Cevap Veririm. Öyle İse Onlar Da Benim Davetime Uysunlar. Bana İman Etsinler Ki, Doğru Yolu Bulmuş Olsunlar."2<br />
<br />
"Bana Dua Edin, İcabet Edeyim."3<br />
<br />
"Ben Cinleri Ve İnsanları Ancak Bana İbadet Etsinler Diye Yarattım"4<br />
 <br />
<br />
Evet, Sadece Birkaç Misal Olması Bakımından Meallerini Verdiğimiz Bu Âyetler Gibi Daha <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Pek Çok Âyet-İ Kerimelerde Yüce Rabbimiz, Kendi Zâtından "Ben" Mânâsına Gelen Zamirlerle İfade Etmektedir.</span> Bu Âyetlere Dikkat Edilirse, "Bana Verdiğiniz Sözü", "Kabul Ederim", "Beni Sordukları Vakit", "Benden Korkun" Gibi İfadelerin Doğrudan Cenab-I Hakkın Zâtıyla İlgili Olduğu Ve Arada Hiçbir Vasıta Kabul Etmeyeceği Görülür. İşte Allah'ın "Ben" Diye Hitap Ettiği Âyetlerin Büyük Ekseriyeti Hep Zâtıyla İlgilidir.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Biz" Diye Hitap Edilen Âyet-İ Kerimelerde İse, Umumiyetle Arada Bir Vasıta Vardır. </span>Meselâ Kur'ân'ın İndirildiğini Haber Veren Bütün Âyet-İ Kerimelerde "Biz İndirdik" Buyurulur. Bütün Âyetler Vahiy Kanalıyla İndirildiğine Göre, Burada Allah İle Peygamber (A.S.M.) Arasındaki Vasıta, Bir Melek Olan Cebrail'dir (A.S.). Yine "Bulutla Gölge Yaptık"5 Gibi Âyetlerde İşi Yaptıran Allah, İşi Yapan "Allah'ın Memurları" Mesâbesindeki Meleklerdir. Ancak Burada, Meleklerin "Memur" Olarak Vasıflandırılmasını, İnsanların İşlerini Kolaylaştırmak İçin Kullanma Zorunda Kaldıkları Memurlarla Kıyaslamaktan Kaçınmak Lâzımdır. İnsanlar Acizliklerinden Dolayı Memur Tutuyorlar; Cenab-I Hak İse Kâinatta Hükmeden Kudretinin İcraatını İlân Etmek, Onlar Vasıtasıyla Azametini Bildirmek İçin Melekleri İstihdam Ediyor.<br />
<br />
<br />
Zaten Birçok Müfessirimiz, Bu Çeşit Âyet-İ Kerimelerde Cenab-I Hakkın Kendi Azamet Ve Kudreti, Ulûhiyet Ve Kibriyâsı İle Hitap Ettiğini Bildirirler. Yâni Cenab-I Hak, Esmâü'l-Hüsnâsı Ve Sıfatlarıyla Birlikte Hitap Ederek, Kendi Büyüklüğünü Ve Celâlini Bildirmektedir.<br />
<br />
Meselâ, "Kur'ân'ı Kesinlikle Biz İndirdik, Elbette Onu Yine Biz Koruyacağız."6 Mealindeki Âyet-İ Kerimenin Metninde "Biz" Mânâsına Gelen Dört Kelime Vardır. Burada Hem Cenab-I Hakkın Kibriya Ve Azametinin İfadesi Bahis Mevzuudur, Hem De Meselenin Ehemmiyeti Zamirlerle Kuvvetlendirilmektedir.<br />
 <br />
<br />
Müfessir Ebu's-Suûd Efendi, Bu Âyetin Tefsirinde, "Biz Azamet-İ Şânımız Ve Uluvv-İ Cenabımızla Kur'ân'ı İndirdik." Der.Kevser Sûresinde Geçen "Biz" Mânâsına Gelen "İnnâ"Nın Tefsirinde İse Fahrüddin Râzi, "Buradaki 'Biz'den Murad, Cenab-I Hakkın Azametini Göstermektir" Der. "Çünkü Kevser'i Peygamber Efendimize (A.S.M.) Hediye Olarak Veren, Yerin Ve Göğün Sahibi Olan Cenab-I Haktır. Hediye Edilen Şey De Verenin Büyüklüğüne Göre Bir Kıymet Ve Azamet Kazanır."Bediüzzaman, Bakara Sûresinin 34. Âyetinin Tefsirinde "Ben" Mânâsına Gelen "İnnî" Ve "Biz Dedik" Mânâsına Gelen "Kulnâ" Kelimelerini Ele Alır Ve Şöyle Der:<br />
<br />
"Cenab-I Hakk'ın Halk Ve Îcat Fiilinde Vasıtanın Bulunmadığına, Kelâm Ve Hitabında Vasıtanın Bulunduğuna İşarettir."  Devamında İse Nisa Sûresinin 105. Âyetindeki "Biz" Mânâsına Gelen "Nâ" Zamirinin Tefsirinde Şu Hususları Dikkate Verir:<br />
<br />
"Bu Âyette Azamete Delalet Eden 'Nâ' Zamir-İ Cem'i Vahiyde Vasıtanın Bulunduğuna İşaret Olduğu Gibi, 'Allah'ın Sana Gösterdiği' Mealindeki Cümlede Müfred Hükmünde Olan Lafz-I Celâl Mânâları İlham Etmekte Vasıtanın Bulunmadığına İşarettir."7  O Halde, Allah'ın Bazı Âyetlerde "Biz" Diye Hitap Etmesinden, -Hâşâ- Cenab-I Hakk'ın Birden Fazla Olduğu Akla Gelmemelidir. Zaten Gelmez De.<br />
<br />
Bazan Biz De Kendi Yaptığımız Bir İşten Bahsederken Bile "Biz Yaptık" Demez Miyiz?<br />
 <br />
<br />
Dipnotlar: 1. Bakara, 2/40-41.  2. Bakara, 2/186. -  3. Mü'minûn, 23/60. -  4. Zâriyat, 51/56. -  5. Bakara, 2/57. -  6. Hicr, 15/9. -  7. İşaratü'l-Îcaz, S. 230</div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #C10300;" class="mycode_color">Cenab-ı Hak Kur'an-ı Kerimde Neden Muhtelif Bazı Ayetlerde "Biz" Demiştir ?Hani Allah Tekti Yardımcıları mı Var ? Demek ki Kuranda Çelişki Var ? Şeklinde ki Bu Soruyu Muhtelif Ateist - Deist Sitelerinde Gördüm. İnşaAllah Bunun Cevabını Verelim.</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Değerli Kardeşim;</span> Kur'an'da Cenab-I Hak Zaman Zaman Zatıyla İlgili Yerlerde <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Biz"</span> İfadesi Kullanır. Mesela Şu Ayetlere Bakalım:<br />
 <br />
"Hiç Şüphe Yok Ki, Kur'ân'ı Biz İndirdik, Elbette Onu Yine Biz Koruyacağız." (Hicr, 15/9)<br />
<br />
"Biz İnsanı En Güzel Biçimde Yarattık." (Tin, 95/4)<br />
<br />
Konuya Geçmeden Önce Herkesçe Malum Olan Ve Olması Gereken Çok Önemli Bir Meseleye Değinmek İstiyorum: <br />
<br />
<br />
Birincisi : Müslüman Tartışmaz <br />
<br />
Kamil Bir Müslüman Yani Ehli Sünnet Akaidi Üzerine Düzgün Bir İlme Ve Fikre Ve Zikre Sahip Olan Bir Müslüman Ayetlerin Kelime Manalarını Yorumlamadan Önce Usul-u Nahiv Ve Sarf Eğitimi Alır, ,Manasını Anlamak İçin de Usül-ü Tefsir Okur , Hadisten Evvel Hadis Usulünü; Fıkıhtan Evvel Fıkıh Usulünü, Ve Kelam İlmi Öğrenmeden Kelam Usulünü Alır Ve Sadece Hakkı , Hakkını Vererek , Hakiki Bir Şekilde , Hak Namına Ve Hak Edene Anlatır “Tebliğ” Eder.  Biz Zaten Tartışmayız ki !... Biz Münazara Yaparız.  <br />
<br />
Akıllı İnsanlar; Fikirleri Tartışır, Olayları Konuşmaz, Kişileri Önemsemez. Normal İnsanlar; Olayları Tartışır, Fikirleri Konuşmaz, Kişileri Önemser Cahil İnsanlar; Kişileri Tartışır, Olayları Bilmez, Fikirleri Anlamaz. Lakin Ancak Kişilerin Görüşleri Ve Fikirleri Sayesinde Olaylar Yaşanıyorsa, Fikirleri Tartışır Olayları Konuşur Ve Bu Sayılanların Sebebi Olan Kişiler De Önemsenir.<br />
<br />
Şu Cehalet Yaklaşımı ; (Ki , Ne Yazık ki Her İki Kesimde de Bu Var. Ama Bir Farkla ! Bizim (Yani Ehl-i İslam’ın) Farkı Bizim Bunu Avamımızın, Ateist Ve Deistin İse Hassasında Sözüm Ona Alim Sandıkları Adamlarda Bunun Olmasıdır!...) Oysa ki İslam’da Tartışmanın Dahi Bir Usul-ü Kaidesi Belirlenmiştir ! İslâm Düşünce Tarihi Boyunca Kur’ân-I Kerîm’in Tartışma Yöntemlerini Konu Alan “Cedelü’l-Kur’ân” Adlı Bir İlim Dalı Teşekkül Etmiş Ve Bu Alanda Çeşitli Eserler Kaleme Alınmıştır.<br />
 <br />
<br />
Haliyle Kamil Bir Müslüman Asla Ateist Veya Deistle Veya Kamalistle Tartışmaz. Tartışma Olması İçin Konu Hakkında Öncelikle İki Tarafında Mütehassısı Olması Lazım Gelir. Ateist Ve Deistle Ve Kamalistler Ast Olan İslam’ı Değil, İslam’ın Kendi Kafalarına Göre Önce Yorumlayıp, Daha Sonra Gene “Kendi” Yorumlarını “Kendi” Kafalarında Oluşturduğu Kendi Evham Ve Vehimlerini Tartışıyor Eleştiriyorlar  O Eleştirdikleri İslam'ı Bizde Eleştiriyoruz. <br />
<br />
<br />
Bakın Marks'ın Manifestosunun İnanılmaz Rezil Çevirileri Vardır !.. Kitap Dahi Sayılmayacak Kadar Ufak Bir Risale Hükmündeki Bu Kitabın Tam Karşılığı Bugün Hala Adam Akıllı Yoktur (Eleştirilerde Bize Ait Değil. Zaten Umurumda Değil Çünkü Solcu Arkadaşlarımız Bunu Kendileri Söylerler.) Bu Kitapçığı Anlamanın En İyi Yöntemi Önce O Dile Hakim Olup Okumaktır (Meseleyi “Kim Söylemiş? Kime Söylemiş? Ne İçin Söylemiş? Ne Makâmda Söylemiş?” Temel Kâidesi Dikkate Alınmalıdır. Evet, Kelâmın Tabakâtının Ulvîyeti, Güzelliği Ve Kuvvetinin Menbâı Şu Dört Şeydir: “Mütekellim (Söyleyen), Muhatap (Söylenilen Kişi ), Maksat Ve Makâmdır. )<br />
<br />
<br />
HALİYLE MÜSLÜMANLAR ATEİST VEYA DEİSLERLE NİYE TARTIŞSIN Kİ !<br />
<br />
Biz Hakkı Ve Doğruyu Söylüyoruz Siz Karşılık Olarak Ya Önce Sloganvari Papağan Gibi Aynı Şeyleri Tekrarlıyor Ya Konuyu Değiştiriyor Ya Niyet Okuyuculuğuna Savunuyor Ya da Küfür Ediyorsunuz ... Ateist Ve Deistler Yorumlarımızı Okumazlar !  Çok Uzun Yazınca da 2 Satırı Okumayan Adam  "Boz Okomos Kosomoz" Deyip Ben Çok Araştırdım (!) Eeee Sonra? O Yüzden Müslüman Değilim Ateistim Veya Deistim Diyor  Ayıp … <br />
<br />
<br />
İkincisi : Ehliyet Ve Liyakat <br />
<br />
 <br />
Slogan İlim Değildir. Ekser Manada Ne Zaman Bir Mesele Üzerinde Hususen Bir Solcu Ve  Komünistle İle Bahusus Bir Ateist Ve Deist İle Konuşsak Veya Münazara Etsek/Sek Ya Slogan (Klişe Ve Ezberletilmiş Sözleri Papağan Gibi Tetebbu Ve Tetebbuat  Etmeden Tekrarladıklarını ) Bunu Da İlim Telakki Ettiklerini, Görüyorum. Sloganın Bitip İlmin Fikrin Başladığı Noktada Çaresizlikle “Küfür Hakaret ve Alay” Devreye Giriyor. İstirham Ediyorum Meselelere Daha Camii Daha Bedi Daha Hikmetli Ve Hakikat Perest Bakınız Veya Yaklaşınız...<br />
<br />
<br />
Siyaseten Sol Ve Komünizm, Fikren Ateizm Ve Deizm Asla Slogandan Öteye Geçememişlerdir!... Cemil Meriç’in Dediği Gibi Slogan İlim Değildir; “Karanlık Kinlerin Birbirine Saldırttığı Çılgın Sürülerin Savaş Çığlığıdır, Slogan. İlkelin, Budalanın, Papağanın İdeolojisidir.” (Cemil Meriç) <br />
<br />
 Hem Akla Hem Kalbe Hem de Ruha Mutabık Gelecek Bir Şekilde Meseleleri İzah Ediyoruz. Ama Anlamamanıza İdrak Etmemenize Sebep Olan Mesele Türkçe İse Bir Şey Diyemeyeceğim. Sorun Ya Edebiyat Hocanızda Yada Dilde. Mesele İdrak Meselesi İse Salağa Anlatır Gibi Anlatıyorum Lütfen İyi Dinleyiniz ;<br />
 <br />
<br />
Benim Muhteşem Son Model Bir Arabam Olsun. Tamam ? Fakat Araba Kullanmak Dışında Hiçbir Şey Bilmiyorum Arabalar Hakkında Lakin “Ehliyetim Var”.  Tamam ? Sizin de Muhteşem Bir Araba Bilginiz Olsun Hatta Arabaları Söküp Birleştire Bilecek Kadar Üstadı Azam Olun , Sıfırdan Bir Araba Yapma Kabiliyetine Dahi Haiz Olsanız Ama “Ehliyetiniz O l m a s a a”  Tamam ?<br />
 <br />
<br />
Şimdi Trafikte Biz İkimiz Yol Alırken Tamamen Benim Haksız Olduğum Bir Şekilde Size “BEN” Çarpsam Ve Kaza Yapsak. %1000 Hatalı Benim Olduğum Bu Durumda Polis Gelse Kime Ceza Verir? %1000 Ben Hatalı Olsam Bile Size Cezayı Keser ! Neden? Çünkü Ehliyetiniz Yok!.. Tamam  ?<br />
<br />
<br />
Aynen Öyle de: Söylediğiniz Doğru Ve Hak Olsa Bile  İslam’i Bir Meselede Konuşmak Hususunda , Hele Hele Hüküm Vermek Hususunda Ehliyetiniz, Liyakatiniz, Diplomanız Ve İslam Istılahı Hususunda Bir  Tetebbu Ve Tetebbuatınız Yoksa!  Gene Suçlu Siz Olursunuz !...  Tamam ?<br />
<br />
<br />
Doktor Olmayan Birisi İnsanları Ameliyat Etse Hatta Onların Hayatını Belki Kurtarsa Gene de Yaptığı Suçtur !... Ve Bu İstisnasız Her Ülke de Suçtur !.. Bu Yüzden Bilmediğiniz İslam'i Meseleler de Ehliyetiniz Yoksa Konuşmayınız. <br />
<br />
<span style="color: #C10300;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Şimdi Gelelim Konumuza:</span></span><br />
<br />
<br />
Müfessirler Bu Gibi Ayetlerde Kullanılan Çoğul Kipinin "Azamet" İfade Ettiğini Bildirirler. Türkçede Bunun Bir Örneğini "Siz" İfadesinde Görürüz. Bizden Büyük Olanlara Hürmeten "Sen" Demek Yerine "Siz" Demeyi Tercih Ederiz. Buradaki "Siz" İfadesi Çoğul Anlamda Kullanılmadığı Gibi, Tek Olan Allah Hakkında Bazı Ayetlerde Geçen "Biz" İfadesi Çokluk Anlamına Gelmez.<br />
 <br />
<br />
Dikkat Edilirse Cenab-I Hakk'ın "Biz" Dediği Yerlerde Sebeplerin Kullanımı Da Söz Konusudur. Mesela, Üstte Verilen Ayetlere Baktığımızda Kur'anın İndirilişi Ve İnsanın Yaratılışı Anlatılmaktadır. Kur'anın İndirilmesinde Hz. Cebrail, İnsanın Yaratılmasında İse Anne Ve Babası Sebep Olarak Görev Yapmaktadır.<br />
 <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İşaratü'l-İ'caz Tefsiri S.200'de Bediüzzaman Hazretleri Mevzuyu Şu Şekilde İfade Etmektedir.</span><br />
<br />
" 1 اِنِّى Melâikenin, 2 اَتَجْعَلُ İle Yaptıkları İstifhamdan Anlaşılan Tereddütlerini Reddetmekle, Meselenin Azamet Ve Ehemmiyetine İşarettir."<br />
<br />
 " اِنِّى Burada ى Mütekellim-İ Vahde İle, 3 وَاِذْ قُلْنَا'da Mütekellim-İ Maalgayr Zamirinin Zikirlerinden Şöyle Bir İşaret Çıkıyor Ki: Cenâb-I Hakkın Halk Ve İcad Fiilinde Vasıtanın Bulunmadığına, Kelâm Ve Hitabında Vasıtaların Bulunduğuna İşarettir. Bu Nükteye Delâlet Eden Başka Âyetler De Vardır."<br />
<br />
"Ezcümle, 4 اِنَّاۤ اَنْزَلْنَا اِلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ لِتَحْكُمَ بَيْنَ النَّاسِ بِمَا اَرٰيكَ اللهُ Âyet-İ Kerimesinde Azamete Delâlet Eden نَا Zamîr-İ Cem’î, Vahiyde Vasıtanın Bulunduğuna İşaret Olduğu Gibi, 5 بِمَاۤ اَرٰيكَ اللهُ'de Müfred Hükmünde Olan Lâfza-İ Celâl, Mânâları İlham Etmekte Vasıtanın Bulunmadığına İşarettir."(6)<br />
<br />
[Metindeki Mealler: 1. Muhakkak Ki Ben... 2. Yaratacak Mısın? 3. Hani Biz Demiştik... 4. Muhakkak Ki Biz, Allah'ın Sana Gösterdiği Şekilde İnsanlar Arasında Hükmedesin Diye Kur'an'ı Sana Hak İle İndirdik. (Nisa, 4/105); 5. Allah'ın Gösterdiği Şekilde.]<br />
 <br />
<br />
<span style="color: #C10300;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Konuyu Farklı Bir Boyutta</span></span><br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Önce Bir Hususu Belirtelim:</span> Cenab-I Hak Kur'ân-I Kerimde, Her Zaman "Ben" Yerine "Biz" Diye Hitap Etmiyor. Âyetler Hep Bu Şekilde Sıralanmıyor. Yerine Göre, "Ben", Mevzuunun Gelişine, Meselenin Anlatılışına Göre Hitap Tarzları Da Değişiyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Nitekim Meallerini Vereceğimiz Şu Âyet-İ Kerimelere Dikkat Edilirse Bu Husus Açıkça Görülür:</span> "Ey İsrailoğulları! Size İhsan Ettiğim Nimetlerimi Hatırlayın Ve Son Peygambere İman Edeceğinize Dair Bana Verdiğiniz Sözü Yerine Getirin Ki, Ben De Size Verdiğim Sözü Yerine Getirip Mükâfatınızı Vereyim. Ve Sadece Benden Korkun."1<br />
<br />
"Kullarım Senden Beni Sordukları Vakit De Ki, Muhakkak Ben Çok Yakınım. Bana Dua Ettiği Zaman, Dua Edenin Duasına Cevap Veririm. Öyle İse Onlar Da Benim Davetime Uysunlar. Bana İman Etsinler Ki, Doğru Yolu Bulmuş Olsunlar."2<br />
<br />
"Bana Dua Edin, İcabet Edeyim."3<br />
<br />
"Ben Cinleri Ve İnsanları Ancak Bana İbadet Etsinler Diye Yarattım"4<br />
 <br />
<br />
Evet, Sadece Birkaç Misal Olması Bakımından Meallerini Verdiğimiz Bu Âyetler Gibi Daha <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Pek Çok Âyet-İ Kerimelerde Yüce Rabbimiz, Kendi Zâtından "Ben" Mânâsına Gelen Zamirlerle İfade Etmektedir.</span> Bu Âyetlere Dikkat Edilirse, "Bana Verdiğiniz Sözü", "Kabul Ederim", "Beni Sordukları Vakit", "Benden Korkun" Gibi İfadelerin Doğrudan Cenab-I Hakkın Zâtıyla İlgili Olduğu Ve Arada Hiçbir Vasıta Kabul Etmeyeceği Görülür. İşte Allah'ın "Ben" Diye Hitap Ettiği Âyetlerin Büyük Ekseriyeti Hep Zâtıyla İlgilidir.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Biz" Diye Hitap Edilen Âyet-İ Kerimelerde İse, Umumiyetle Arada Bir Vasıta Vardır. </span>Meselâ Kur'ân'ın İndirildiğini Haber Veren Bütün Âyet-İ Kerimelerde "Biz İndirdik" Buyurulur. Bütün Âyetler Vahiy Kanalıyla İndirildiğine Göre, Burada Allah İle Peygamber (A.S.M.) Arasındaki Vasıta, Bir Melek Olan Cebrail'dir (A.S.). Yine "Bulutla Gölge Yaptık"5 Gibi Âyetlerde İşi Yaptıran Allah, İşi Yapan "Allah'ın Memurları" Mesâbesindeki Meleklerdir. Ancak Burada, Meleklerin "Memur" Olarak Vasıflandırılmasını, İnsanların İşlerini Kolaylaştırmak İçin Kullanma Zorunda Kaldıkları Memurlarla Kıyaslamaktan Kaçınmak Lâzımdır. İnsanlar Acizliklerinden Dolayı Memur Tutuyorlar; Cenab-I Hak İse Kâinatta Hükmeden Kudretinin İcraatını İlân Etmek, Onlar Vasıtasıyla Azametini Bildirmek İçin Melekleri İstihdam Ediyor.<br />
<br />
<br />
Zaten Birçok Müfessirimiz, Bu Çeşit Âyet-İ Kerimelerde Cenab-I Hakkın Kendi Azamet Ve Kudreti, Ulûhiyet Ve Kibriyâsı İle Hitap Ettiğini Bildirirler. Yâni Cenab-I Hak, Esmâü'l-Hüsnâsı Ve Sıfatlarıyla Birlikte Hitap Ederek, Kendi Büyüklüğünü Ve Celâlini Bildirmektedir.<br />
<br />
Meselâ, "Kur'ân'ı Kesinlikle Biz İndirdik, Elbette Onu Yine Biz Koruyacağız."6 Mealindeki Âyet-İ Kerimenin Metninde "Biz" Mânâsına Gelen Dört Kelime Vardır. Burada Hem Cenab-I Hakkın Kibriya Ve Azametinin İfadesi Bahis Mevzuudur, Hem De Meselenin Ehemmiyeti Zamirlerle Kuvvetlendirilmektedir.<br />
 <br />
<br />
Müfessir Ebu's-Suûd Efendi, Bu Âyetin Tefsirinde, "Biz Azamet-İ Şânımız Ve Uluvv-İ Cenabımızla Kur'ân'ı İndirdik." Der.Kevser Sûresinde Geçen "Biz" Mânâsına Gelen "İnnâ"Nın Tefsirinde İse Fahrüddin Râzi, "Buradaki 'Biz'den Murad, Cenab-I Hakkın Azametini Göstermektir" Der. "Çünkü Kevser'i Peygamber Efendimize (A.S.M.) Hediye Olarak Veren, Yerin Ve Göğün Sahibi Olan Cenab-I Haktır. Hediye Edilen Şey De Verenin Büyüklüğüne Göre Bir Kıymet Ve Azamet Kazanır."Bediüzzaman, Bakara Sûresinin 34. Âyetinin Tefsirinde "Ben" Mânâsına Gelen "İnnî" Ve "Biz Dedik" Mânâsına Gelen "Kulnâ" Kelimelerini Ele Alır Ve Şöyle Der:<br />
<br />
"Cenab-I Hakk'ın Halk Ve Îcat Fiilinde Vasıtanın Bulunmadığına, Kelâm Ve Hitabında Vasıtanın Bulunduğuna İşarettir."  Devamında İse Nisa Sûresinin 105. Âyetindeki "Biz" Mânâsına Gelen "Nâ" Zamirinin Tefsirinde Şu Hususları Dikkate Verir:<br />
<br />
"Bu Âyette Azamete Delalet Eden 'Nâ' Zamir-İ Cem'i Vahiyde Vasıtanın Bulunduğuna İşaret Olduğu Gibi, 'Allah'ın Sana Gösterdiği' Mealindeki Cümlede Müfred Hükmünde Olan Lafz-I Celâl Mânâları İlham Etmekte Vasıtanın Bulunmadığına İşarettir."7  O Halde, Allah'ın Bazı Âyetlerde "Biz" Diye Hitap Etmesinden, -Hâşâ- Cenab-I Hakk'ın Birden Fazla Olduğu Akla Gelmemelidir. Zaten Gelmez De.<br />
<br />
Bazan Biz De Kendi Yaptığımız Bir İşten Bahsederken Bile "Biz Yaptık" Demez Miyiz?<br />
 <br />
<br />
Dipnotlar: 1. Bakara, 2/40-41.  2. Bakara, 2/186. -  3. Mü'minûn, 23/60. -  4. Zâriyat, 51/56. -  5. Bakara, 2/57. -  6. Hicr, 15/9. -  7. İşaratü'l-Îcaz, S. 230</div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Evlatlık Aldığınız Kız Çocuğu İle Evlenmeyi Düşünecek Kadar Sapık Bir Din]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-evlatlik-aldiginiz-kiz-cocugu-ile-evlenmeyi-dusunecek-kadar-sapik-bir-din</link>
			<pubDate>Sat, 04 Mar 2023 08:17:40 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=34532">Tikky</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-evlatlik-aldiginiz-kiz-cocugu-ile-evlenmeyi-dusunecek-kadar-sapik-bir-din</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Soru:</span> </span>"Allah... <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Evlatlıklarınızı Da Öz Oğullarınız Gibi Saymanızı Meşru Kılmamıştır. Bunlar Sizin Dillerinize Doladığınız Boş Sözlerdir..."</span></span> (Ahzâb Suresi, Ayet 4) Yukarıdaki Kur'an Ayetiyle, İslam'da "Evlatlık" Müessesesi Kaldırılmıştır... <br />
<br />
Ancak İlginç Olarak Aynı Surenin 37. Ayetinde; <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"...Sonunda Zeyd Eşiyle İlgisini Kestiğinde Onu Seninle Evlendirdik Ki, Evlatlıkları Eşleriyle İlgilerini Kestiklerinde Onlarla Evlenmek Konusunda Müminlere Bir Sorumluluk Olmadığı Bilinsin. Allah'ın Buyruğu Yerine Gelecektir."</span> </span>(Ahzâb Suresi, Ayet 37)<br />
<br />
"İslam'da Evlatlık Müessesesi Yoksa; Kim, Nasıl Evlatlığının Eşiyle Evlenebilecek Ki?" Bu Bir Çelişki midir?  Kur'an'daki Çelişkilerin, Daha Muhammed Zamanında Göze Batmaya Başladığı Görülmekte Değil midir ? Şeklinde ki Soruları Bugün Ateist Forumlarında Farklı Şekilleri İle de Görmeniz Mümkündür. Malum Son Dönemlerde de Diyanetin <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Zelzele Sebebi İle Yaşananlardan Sonra Anne - Babası Olmayan Çocuklarla İlgili Bir Dizi Evlatlık Konusu Gündeme Geldi. Bizde Bu İkisini Bir Kabul Edip Cevaplamaya Çalışacağız İnşaAllah.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">El Cevap :</span></span><br />
<br />
Burada Esasen Mealciliğin Ne Derece Zararlı Olduğunu Görmekteyiz : Bu Gibi İslam’i İlimlerin Istılah Konusu Olan Tüm Meselelerde Bir Usül Bir Kaide Belirtilmiştir. Buna Uyulmaması Durumunda da Yanlış Sonuçların Ortaya Çıkması Doğaldır. Siz İlk Gömleğinizin Düğmesini Kaydırırsanız Ve Yanlış Yerden İliklemeye Başlarsanız Sona Geldiğiniz de İki Yakanız Bir Araya Gelmez. Aynen Bunun Gibi de İslam’i İlimleri Veya İslami Bir Meseleyi Yorumlamadan Önce O İslami İlim Dalında O Meseleye Vakıf Ve Mesele Hakkında Usül Öğrenmeniz Gereklidir..<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> “Usulsüzlük, Vusulsüzlük Doğurur” Veya “Vusulsüzlüğümüz, Usulsüzlüğümüzdendir.”Demiştir Üstadlar. Bir Maksuda , Bir Hedefe Ulaşamamanın Nedeni; Maksada Ulaşmak İçin Gerekli Yöntem Ve Metoda Uyulmamasındandır.</span></span> Usul, Hem İslami İlimlerde Ve İslami İlimlerin Alt Dallarında Hem de İslami İlimlerin Dışındaki Pozitif İlimler Dediğimiz İlimler İçinde Geçerlidir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Misalen :</span> “Çanakkale Bölgesi'ne Topçu Çıkarması” : )  Diye De Formüle Edilen 4 İşlemde Soruyu Çözmeye Başlamadan Önce Bir Metod , Bir Usül Belirlenmiştir ( Önce Paranteziçi, Üslü-Köklü Çarpma-Bölme Ve Toplama-Çıkarma Yapılır. Çoklu İşlemlerde İşlem Soldan Sağa Olacak Şekilde  Devam Eder.) İşlem Sırasına Riayet Edilmezde Herkes Aynı Sorudan Binbir Farklı İşlem Sonucu Çıkaracağı Gibi<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Aynen Öyle de:</span><br />
<br />
Nasıl Kur’an Okumadan, Ayetlerin Kelime Manalarını Yorumlamadan Önce Usul-U Nahiv Ve Sarf Eğitimi Alır, ,Manasını Anlamak İçin Usül-Ü Tefsir Okur , Hadisten Evvel Hadis Usulünü; Fıkıhtan Evvel Fıkıh Usulünü, Ve Kelam İlmi Öğrenmeden Kelam Usulünü Bilmek Şarttır. “Zira Usul Bilmeyenin İlmine İtibar Edilmez.” Basit Bir 4 İşlem İçin Bile Bir Metod Bir Usül Belirlenmişken İşte İnsan, Cenab-I Hakk'ın Böyle Antika Bir San'atıdır Ve En Nazik Ve Nazenin Ve Bir Mu'cize-İ Kudretidir Ki; İnsanı, Bütün Esmasının Cilvesine Mazhar Ve Nakışlarına Medar Ve Kâinata Bir Misal-İ Musaggar Suretinde Yaratılmış Olan İnsanı Yazan Kuran Ve Onu Anlatan Hadis Ve Onu Yaşayan Sünneti Seniyeyi İlgilendiren Bir Meselede Nasıl Usülsüz Metodsuz İş Görülebilir? Hatta Bu Yargı Haddi Zatında Bütün İlimler İçin Geçerlidir.<br />
<br />
Ama Bu İlimlerin İçinde Hele De Konu, Allah’a (Cc) Vuslat Olursa Mesele Daha Da Ciddidir.<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Çünkü Yol Uzun Ve Tehlikelidir. Elinizde Uzakları Yakın Eden Kur’an-ı Kerim Gibi Bir Hakikat Teleskopu ,Ufak Ve İnce Meseleleri Büyük Eden Hadis-i Şerif Gibi Bir Mikroskop İle Bakılmalıdır. Yoksa O Yolun Tehlikesi, Metotsuzluk Ve Yolda Şeytanın Veya Şeytani Düşüncelerin Etkisinde Kalmak Suretiyle Meydana Gelecek Olan Maddi Ve Manevi Hatalar, Yanlışlar Ve Manevi Yaralar , İnsanların Kafalarının Karışmasına Sebebiyet Verir. </span> Metodu Ve Yol Güvenliğini Bilen Refik Olmadan Vuslata Kalkışılırsa, Allah’ı Bulayım Derken Allah’tan Olma Da Vardır İşin Sonunda. En Büyük Tehlike De Budur. Ateist Ve Deistlerin Düştüğü Gaflet Çukuru da Tam da Budur !<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bir Misal Verecek Olursak ;</span><br />
<br />
“Hem Meselâ, Bir Vakit Huzûr-u Nebevîde Derin Bir Ses İşitildi. Resûl-İ Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm Ferman Etti Ki: ‘Bu Gürültü, Yetmiş Seneden Beri Cehennem Tarafına Yuvarlanan Bir Taşın Bu Dakikada Cehennemin Dibine Yetişip Düşmesinin Gürültüsüdür.’ Bu Garip Haberden Beş Altı Dakika Sonra Birisi Geldi, Dedi:<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> ‘Ya Resûlallah, Yetmiş Yaşında Bulunan Filân Münâfık Vefat Etti, Cehenneme Gitti.’ Peygamberin Yüksek Belîğâne Kelâmının Te’vîlini Gösterdi.” </span></span><br />
<br />
Öyleyse Âyet Ve Hadîslerin Tefsîrinde Ve Açıklanmasında Bu Noktaların Göz Önünde Bulunması Gerekir. Çünkü İçtihâd Ve Tecdîd Meselesinde Ehliyet Ve Selâhiyet Gerekir. Herkes Bu Konuda Ehliyet Sahibi Değildir.<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"> <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Onun İçindir Ki Bir Sözü; “Kim Söylemiş? Kime Söylemiş? Ne İçin Söylemiş? Ne Makâmda Söylemiş?” Temel Kâidesi Dikkate Alınmalıdır. Evet, Kelâmın Tabakâtının Ulvîyeti, Güzelliği Ve Kuvvetinin Menbâı Şu Dört Şeydir: “Mütekellim, Muhatap, Maksat Ve Makâm. </span></span><br />
<br />
Aslında Bu Meselelere Yaklaşan Kişilerde Büyük Bir Art Niyet Vardır. Çünkü Bu Meseleye Gelinceye Kadar Kişinin Kur’an-ı Kerimi Almamış, Okumak İçin Bir Hocaya Gitmemiş, Okumamış, Okuyup Anlamak İçin Arapça Nahiv Ve Talim Öğrenmemiş Üzerine Namaz Kılmayan Birisi Bu Konuyu Araştırmak için Değil Fitne Çıkarmak İçin Bunu Gündeme Getirmektedir. <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Esasen Bu Mevzu -Diğer Kıyas Kabil Olacak Meseleler- Işığıyla Ayetle,Hem de İslam Tarihi İle Gelen Süreçte Cevaplanmış Bir Sualdir. Basit Bir Google Araması Bile Doğru Bilgiye Ulaşmak İçin Yeterlidir. Daha Büyük Vahamet İse Bu Sorunun Ateistler-Deistler Tarafından Dile Getirilmesidir. Kendi Davalarının İspatı Olan Bir Soru Değil de İslam’i Bir Meseleyi Ve Çözülmüş İfade Edilmiş Bir Meseleyi Gündeme Getirmeleri Kendi Davalarının Ne Kadar Batıl Ne Kadar Çürük Olduğunun Kanıtıdır !</span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayet Cihetiyle :</span></span><br />
<br />
Nisâ’ Sûresi’nde De Bu Noktaya Bakan Âyet Şöyledir: <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">“Hâlbûki, Bu Haberi Yayacak Yerde Peygambere Ve Mü’minlerden İhtisâs Ve Selâhiyet Sahibi Kimselere Müracâat Etselerdi, Elbette O Kimseler, Hüküm Çıkarmaya Ehliyetli Olanlar İşin Doğrusunu Bilirlerdi.” </span></span>Nisa Suresi.83 Ayeti Kerime. <br />
<br />
Usul-ü Tefsir Ve Usul-ü Kelam Ve Usül-ü Siyer Ve Usül-ü E Hadis Ve Usül-ü Fıkıh Okumadan İslami Meselelerde Bir Tedrisat ve Eğitim Almadan Bir İcazet Ve Ehliyet Sahibi “ Olmadan” Değil Sadece İslami Meselelerde Hiç Bir İlim Ve Bilim Dalında Yorum Yapamazsınız.  Yaparsanız Vebale Girersiniz Veya Çok Aldanır Çok Aldatır Çok Cahil Olduğunuzu Gösterirsiniz.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Misal:</span></span> Benim Muhteşem Son Model Bir Arabam Olsun. Ama “Ehliyetim Olmasın”. Sizin De Muhteşem Bir Araba Bilginiz Olsun Hatta Arabaları Söküp Birleştire Bilecek Kadar Üstadı Azam Olun , Sıfırdan Bir Araba Yapma Kabiliyetine Sahip Olsanız Ama “Ehliyetiniz O L M A S A” Farz Edelim. Şimdi Trafikte Biz Yol Alırken Tamamen Benim Haksız Olduğum Bir Şekilde Size “Ben” Çarpsam Ve Kaza Yapsak. %1000 Hatalı Benim. Ve Polis Gelse Kime Ceza Verir? %1000 Ben Hatalı Olsam Bile Size Cezayı Keser ! Neden? Çünkü Ehliyetiniz Yok!.. Doğru Bile Haklı Bile Olsa Ehliyetiniz Yok! Gene Suçlu Siz Olursunuz ! Aynen Öylede İslami Meselelerde Google’dan Ayet Aratıp Veya Kendi Kafanıza Göre Meseleleri  Yorumlamak Ne Haddimizdir Ne De Hakkımızdır. Sen Hangi İlme Hangi Tedrisata Ve Hangi “Ehliyete” Göre Çıkıp Ayetleri Hadisleri Veya İslam Tarihini Yorumluyorsun  Muhterem Kardeşim ? <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Şimdi Gelelim Sorunun Konusu Olan Ayeti Kerimelere:</span></span><br />
<br />
 <br />
<br />
مَا جَعَلَ اللّٰهُ لِرَجُلٍ مِنْ قَلْبَيْنِ فٖي جَوْفِهٖۚ وَمَا جَعَلَ اَزْوَاجَكُمُ الّٰٓئٖ تُظَاهِرُونَ مِنْهُنَّ اُمَّهَاتِكُمْۚ وَمَا جَعَلَ اَدْعِيَٓاءَكُمْ اَبْنَٓاءَكُمْؕ ذٰلِكُمْ قَوْلُكُمْ بِاَفْوَاهِكُمْؕ وَاللّٰهُ يَقُولُ الْحَقَّ وَهُوَ يَهْدِي السَّبٖيلَ  اُدْعُوهُمْ لِاٰبَٓائِهِمْ هُوَ اَقْسَطُ عِنْدَ اللّٰهِۚ فَاِنْ لَمْ تَعْلَمُٓوا اٰبَٓاءَهُمْ فَاِخْوَانُكُمْ فِي الدّٖينِ وَمَوَالٖيكُمْؕ وَلَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ فٖيمَٓا اَخْطَأْتُمْ بِهٖۙ وَلٰكِنْ مَا تَعَمَّدَتْ قُلُوبُكُمْؕ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُوراً رَحٖيماً<br />
<br />
<br />
Allah Bir Kişinin Göğüs Boşluğunda İki Kalp Yaratmamıştır, Annelerinize Benzeterek Haram Olsun Dediğiniz Eşlerinizi Anneleriniz Kılmamış, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Evlâtlıklarınızı Da Gerçek Oğullarınız Yapmamıştır.</span> Bunlar Sizin Kendi İddianızdır; Hak Ve Hakikati Allah Söyler, Doğru Yolu Da O Gösterir.<br />
<br />
Evlâtlıklarınızı Babalarının Soy Adlarıyla Anın. Bu Allah Katında Adalete Daha Uygun Bir Davranıştır. Eğer Onların Babalarını Bilmiyorsanız O Zaman Kendileri Sizin Din Kardeşleriniz Ve Dostlarınızdır. Yanıldığınız Hususta Size Günah Yoktur, Fakat Bilinçli Ve Kasıtlı Olarak Yaptıklarınızdan Sorumlusunuz. Allah Çok Bağışlayıcı Ve Ziyadesiyle Esirgeyicidir. Azhab 4 Ve 5. Ayeti Kerime<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Diyanet Tefsiri :</span></span><br />
<br />
Kalp, Mecazi Olarak Duygu Ve Düşünce Merkezi Anlamında Da Kullanılmaktadır. Gelecek Âyetlerde Bazı Câhiliye Âdetleriyle Münafıklardan Söz Edileceği, Bu Âdetlerin Fıtrata Ve Gerçekliğe Ters Düştüğü, Bir Kimsenin İki Tanrısı Ve İki Dini Olamayacağı İfade Edileceği İçin Bunlara Bir Giriş Ve Dayanak Olmak Üzere Vecize Değerindeki Şu Cümleye Yer Verilmiştir: “Allah Bir Kişinin Göğüs Boşluğunda İki Kalp Yaratmamıştır.” Evet Allah İnsanda Tek Kişilik, Tek Vicdan Ve Tek Akıl Yaratmıştır. İdrak, Duygu, Karar Ve İman Bu Yeteneklerle Elde Edilmektedir. İki Yüzlüler, İnanmış Görünen Ama İçten İnanmayanlar, Gizli Olarak Farklı Din Taşıyanlar İki Dinli Değillerdir, Bir İnsanın Karısı İle Anasına, Başkalarının Çocukları İle Kendi Çocuklarına Karşı Duyguları Farklıdır. Karının Aynı Zamanda Ana, Başkalarından Olma Çocukların Öz Evlât Olabilmesi İçin İnsanın İki Kalbi, İki Kişiliği Olması Gerekir. Bu Da Olmadığına Göre Karısını Anasına Benzeten, –Eski Arap Geleneğine Göre– “Anam Olsun, Anamdır, Bana Haramdır” Diyerek Yemin Eden Kimsenin Eşi Onun Anası Ve Dolayısıyla Kendisine Haram Olmaz. İslâm’dan Önce Araplar Eşlerine, “Sen Bana Anamın Sırtı Gibisin” Derler Ve Bu Söz İle Onları Bosamış Olur, Mağdur Ederlerdi. Zıhâr Denilen Bu Boşama Âdetini İslâm Kınamış, Kadınların Zarar Görmelerini Engelleyecek Hükümler Getirmiştir (Bilgi İçin Bk. Mücadele 58/1-4).<br />
 <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Bir Başka Câhiliye Uygulaması Da Babası Belli Olan Veya Olmayan Çocukları Evlât Edinmek, Onların Gerçek Soylarıyla İlişkilerini Keserek Kendi Soylarına Eklemek Şeklinde Oluyordu. Bir Göğüste İki Kalbin Olmaması Nasıl Bir Tabiat Kanunu İse A’nın Çocuğunun Evlât Edinme Yoluyla B’nin Çocuğu Olamayacağı Da Bir Fıtrat Ve Tabiat Kanunudur.</span> </span>Ayrıca İslâm’ın Koyduğu Örtünme Vecibesi, Evlenme İmkânı Veya Yasağı, Çocuk-Ebeveyn İlişkisi, Karşılıklı Haklar Ve Ödevler, Miras Gibi Konulara Dair Kurallar Da, Çocuklarla Gerçek Ana Babalarının Soy Bağlarının Kesilip Değiştirilmesine, Başkalarına Ait Çocukların –Yakın Akraba Olmayan Ailelerde– Ailenin Bir Ferdi Gibi Kalıp Yaşamasına Ters Düşüyordu. Yapılmakta Olan Sosyal Ve Ahlâkî Islahat İçinde Sıra Bu Âdetin Kaldırılmasına Gelmiş,<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> “...Babalarının Soy Adları İle Anın” Emri İle Bu Uygulamaya Son Verilmiştir. Tefsir Kitaplarında Bu Münasebetle Hz. Peygamber’in Evlâtlığı Zeyd B. Hârise’den Söz Edilir Ve Âyetin İnişine Onun Bu Durumunun Sebep Olduğu Söylenir. Zeyd Çocuk İken Kendi Kabilesinden Zorla Alınmış, Köleleştirilerek Satılmış, Elden Ele Dolaşarak Hz. Hatice’ye Gelmişti. Hatice Hz. Peygamber İle Evlenince Zeyd’i De Ona Vermişti.</span> Peygamberimiz Onu Âzat Etti Ve Evlât Edindi. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Zeyd’in Ailesi, Mekke’ye Gelip Çocuklarını Bulmuşlardı. Peygamberimiz Kendisini Seçimde Serbest Bıraktığı Halde Zeyd Allah’ın Resulünü Tercih Etti, Ailesi İle Memleketine Dönmedi. Bu Âyet Gelinceye Kadar Kendisine Muhammed Oğlu Zeyd Derlerdi, Âyet Gelince Kendi Babasına Nisbet Ederek Hârise Oğlu Zeyd Dediler. Artık O, Peygamber Ailesinin Bir Ferdi Değil, Müslümanların Din Kardeşi, Hz. Peygamber’in Sâdık Bir Bağlısı İdi </span>(İbn Kesîr, VI, 377; Ebû Bekir İbnü’l-Arabî, III, 1504 Vd.). <br />
<br />
İslâm’a Göre Himayeye Muhtaç Çocuklara Bakmak, Onları Beslemek, Büyütmek Sevaptır Ve Şerefli Bir İnsanlık Ödevidir. Sevgili Peygamberimiz “Kimsesiz Çocukları Koruması Altına Alan Kimse İle Ben, Cennette Yan Yana İki Parmak Gibi Beraber Olacağım” Buyurmuştur (Müslim, “Zühd”, 42). <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ancak Bunu Yapmak İçin Çocuğun Kendi Soy Kütüğü İle İlişkisini Kesmek, Öz Ana Babasını Unutturmak Kimsenin Hakkı Olmadığı Gibi Kanunî Mirasçıların Arasına Katmak, Aile İçinde Mahremiyet Bakımından Öz Evlât Gibi Davranmak Da Doğru Ve Gerekli Değildir. </span>Bunun Yerine İslâm’ın Tavsiyesi, Koruma Altına Almak, Bakmak, Büyütmek, İhtiyaçlarını Karşılamak; Hukuk Ve Helâl-Haram Kuralları Bakımından Ona Öz Çocuk Gibi Değil, Bir Din Kardeşi Gibi Muamele Etmektir (Ayrıca Bk. Şûrâ 42/49-50).<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kaynak :</span> </span>Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 365-366 <br />
<br />
وَاِذْ تَقُولُ لِلَّـذٖٓي اَنْعَمَ اللّٰهُ عَلَيْهِ وَاَنْعَمْتَ عَلَيْهِ اَمْسِكْ عَلَيْكَ زَوْجَكَ وَاتَّقِ اللّٰهَ وَتُخْفٖي فٖي نَفْسِكَ مَا اللّٰهُ مُبْدٖيهِ وَتَخْشَى النَّاسَۚ وَاللّٰهُ اَحَقُّ اَنْ تَخْشٰيهُؕ فَلَمَّا قَضٰى زَيْدٌ مِنْهَا وَطَراً زَوَّجْنَاكَهَا لِكَيْ لَا يَكُونَ عَلَى الْمُؤْمِنٖينَ حَرَجٌ فٖٓي اَزْوَاجِ اَدْعِيَٓائِهِمْ اِذَا قَضَوْا مِنْهُنَّ وَطَراًؕ وَكَانَ اَمْرُ اللّٰهِ مَفْعُولاً<br />
<br />
Bir Zaman, Allah’ın Kendisine Lutufta Bulunduğu, Senin De Lutufkâr Davrandığın Kişiye, “Eşinle Evlilik Bağını Koru, Allah’tan Kork” Demiştin. Bunu Derken Allah’ın İleride Açıklayacağı Bir Şeyi İçinde Saklıyordun; Öncelikle Çekinmen Gereken Allah Olduğu Halde Sen Halktan Çekiniyordun. Zeyd Onunla Evlenip Ayrıldıktan Sonra Müminlere, Evlâtlıklarının -Kendileriyle Beraber Olup Ayrıldıkları- Eşleriyle Evlenmeleri Hususunda Bir Sıkıntı Gelmesin Diye Seni O Kadınla Evlendirdik. Allah’ın Emri Elbet Yerine Getirilecektir. Azhab 37. Ayeti Kerime<br />
<br />
Bazı Tefsir Kitaplarında Hz. Peygamber’in Zeyneb’le Evlenmesi Konusunda Akla Hayale Gelmedik Rivayetler Nakledilmiştir. (Bk. Zemahşerî, III, 427). İbn Kesîr Ve İbnü’l-Arabî Bu Rivayetleri Hatırlattıktan Sonra Çok Önemli Tenkitler Yapmışlar, Sened Ve Metin Yönlerinden Bu Rivayetlerin Sahih Olmasının Mümkün Olmadığını Belirtmişler, Günümüz İlim Yolcuları İçin De Geçerli Bulunan Uyarılarda Bulunmuşlardır (İbn Kesîr, VI, 420; İbnü’l-Arabî, III, 1542 Vd.). Kur’an Metnine, Sahih Rivayetlere Ve Genel İlkelere Göre Tesbit Edildiğinde Olayın Gerçek Öyküsü Şöyledir: Zeyneb Hz. Peygamber’le Evlenmeyi Arzu Ediyordu, Mehir Bile İstemeksizin Onun Eşi Olmayı Teklif Etmişti. Yakın Akraba Oldukları İçin Örtünme Emri Gelmeden Önce Peygamberimiz Zeyneb’i Sık Sık Görüyor Ve Onu Yakından Tanıyordu, Bu Teklifi Kabul Etmedi. Aradan Zaman Geçmiş, Yukarıda Sözü Edilen Sosyal Değişimin Perçinlenmesine Sıra Gelmişti. Bu Uygulama İçin Uygun Bir Örnek Olarak Zeyneb, Pek De İstekli Olmamakla Beraber, Resûlullah’ın Tebliğ Ettiği Emre Uydu, Köle Olarak Hz. Peygamber’e Verildiği Halde Onun Ve Allah’ın Müstesna Lutuflarına Mazhar Olan Zeyd İle Evlendi. Bu Evlilik Bir Yıldan Biraz Fazla Sürdü. Sosyal Değerler Ve Örfe Dayalı Duygular Kısa Zamanda Değişmediği İçin Zeyneb Kocasını Küçük Görüyor, Ona Karşı Sert Ve Kırıcı Davranıyordu. Zeyd’in De Aklından Onu Boşamak Geçiyor, Fakat Kendilerini Peygamber Evlendirdiği İçin Bunu Yapamıyordu. Çok Geçmeden Zeyd, Boşama Niyetini Açmak Üzere Hz. Peygamber’e Geldi, Zeyneb’den Şikâyette Bulundu, Boşamak İstediğini Açıkladı. Hz. Peygamber, Âyette İşaret Edilen Şahsî Duygusuna Göre Değil, Genel, Objektif Hukuk Ve Ahlâk Kurallarına Göre Davranarak, Bu Arada Halkın, Özellikle Münafıkların, “Evlâtlığın Boşadığı Eş İle Evlenme” Konusunu Kötüye Kullanıp Dedikodu Yapmalarından Da Çekinerek Zeyd’e, Eşini Boşamamasını Tavsiye Etti. Buna Rağmen Zeyd Eşini Boşadı. Dul Kalan Zeyneb, Önemli Bir İnkılâbın Yerleşmesinde Fedakârca Rol Aldığı İçin Ödüllendirilmeyi Hak Etmişti. Allah Ona Dünyada Bu Ödülü, Peygamber Eşi Olma Şerefine Nâil Kılarak Vermeyi Murat Etti. Muradını Peygamber’ine Bildirdi, O Da İsteneni Yerine Getirdi.<br />
<br />
Âyetteki “Allah’ın İleride Açıklayacağı Bir Şeyi Gizliyordun” Cümlesi Bir Kınama Değil Vâkıanın İfadesidir. “Kendisinden Çekinme Hususunda Allah’ın Önceliği Bulunduğu Halde Sen Halktan Çekiniyordun” Cümlesi De İki Mânaya Gelebilir: 1. “Sen Allah’tan Çok Halktan Çekiniyorsun”; 2. “Kendisinden Çekinilecek Olan Allah’tır; O Evlenmeni Emrettiğine Göre Halk İstediğini Söylesin, Onlardan Çekinmene Gerek Yoktur.” Birinci Mâna Hz. Peygamber İçin Söz Konusu Olamaz; Çünkü O Bütün Yapıp Ettikleriyle Yalnız Allah’tan Korktuğunu Ve O’na İtaat Ettiğini İspat Etmiştir. İslâm’a İnansın İnanmasın Hiçbir Kimse Onun, Halkı Memnun Etmek İçin Hakk’ın Emrine Aykırı Davrandığını Söyleyemez. Geriye Muteber Ve Tutarlı Mâna Olarak İkincisi Kalmaktadır. Zaten Sûrenin Başında, Hem Hz. Peygamber Hem De Müminler, Münafıkların Yapacakları Dedikodular Ve Çevirecekleri Dolaplar Karşısında Uyarılmışlar, Bunlara Hazırlanmışlardı. Yukarıdaki Cümle De Aynı Mahiyette Bir Uyarı Hatta Teselliden İbarettir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kaynak :</span></span> Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 386-388<br />
<br />
Şeklindedir. Ateist Ve Deistlerin Sordukları Evlatlıklarınızı Da Öz Oğullarınız Gibi Saymanızı Meşru Kılmamıştır İle Bir Batıl Örf Ve Adete Son Veriyor, Devamında da Sonunda Zeyd Eşiyle İlgisini Kestiğinde Onu Seninle Evlendirdik Ki, Evlatlıkları Eşleriyle İlgilerini Kestiklerinde Onlarla Evlenmek Konusunda Müminlere Bir Sorumluluk Olmadığı Bilinsin Denilmek Sureti İle de Uygulama İle Batıl Olan Örf Ve Adet Kaldırılmış Olmaktadır. Burada Bir Çelişki Görmek Aslında Bir Çelişkidir ! Burada Ayetler Bir Birlerini Tamamlamaktadırlar !...</div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Soru:</span> </span>"Allah... <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Evlatlıklarınızı Da Öz Oğullarınız Gibi Saymanızı Meşru Kılmamıştır. Bunlar Sizin Dillerinize Doladığınız Boş Sözlerdir..."</span></span> (Ahzâb Suresi, Ayet 4) Yukarıdaki Kur'an Ayetiyle, İslam'da "Evlatlık" Müessesesi Kaldırılmıştır... <br />
<br />
Ancak İlginç Olarak Aynı Surenin 37. Ayetinde; <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"...Sonunda Zeyd Eşiyle İlgisini Kestiğinde Onu Seninle Evlendirdik Ki, Evlatlıkları Eşleriyle İlgilerini Kestiklerinde Onlarla Evlenmek Konusunda Müminlere Bir Sorumluluk Olmadığı Bilinsin. Allah'ın Buyruğu Yerine Gelecektir."</span> </span>(Ahzâb Suresi, Ayet 37)<br />
<br />
"İslam'da Evlatlık Müessesesi Yoksa; Kim, Nasıl Evlatlığının Eşiyle Evlenebilecek Ki?" Bu Bir Çelişki midir?  Kur'an'daki Çelişkilerin, Daha Muhammed Zamanında Göze Batmaya Başladığı Görülmekte Değil midir ? Şeklinde ki Soruları Bugün Ateist Forumlarında Farklı Şekilleri İle de Görmeniz Mümkündür. Malum Son Dönemlerde de Diyanetin <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Zelzele Sebebi İle Yaşananlardan Sonra Anne - Babası Olmayan Çocuklarla İlgili Bir Dizi Evlatlık Konusu Gündeme Geldi. Bizde Bu İkisini Bir Kabul Edip Cevaplamaya Çalışacağız İnşaAllah.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">El Cevap :</span></span><br />
<br />
Burada Esasen Mealciliğin Ne Derece Zararlı Olduğunu Görmekteyiz : Bu Gibi İslam’i İlimlerin Istılah Konusu Olan Tüm Meselelerde Bir Usül Bir Kaide Belirtilmiştir. Buna Uyulmaması Durumunda da Yanlış Sonuçların Ortaya Çıkması Doğaldır. Siz İlk Gömleğinizin Düğmesini Kaydırırsanız Ve Yanlış Yerden İliklemeye Başlarsanız Sona Geldiğiniz de İki Yakanız Bir Araya Gelmez. Aynen Bunun Gibi de İslam’i İlimleri Veya İslami Bir Meseleyi Yorumlamadan Önce O İslami İlim Dalında O Meseleye Vakıf Ve Mesele Hakkında Usül Öğrenmeniz Gereklidir..<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> “Usulsüzlük, Vusulsüzlük Doğurur” Veya “Vusulsüzlüğümüz, Usulsüzlüğümüzdendir.”Demiştir Üstadlar. Bir Maksuda , Bir Hedefe Ulaşamamanın Nedeni; Maksada Ulaşmak İçin Gerekli Yöntem Ve Metoda Uyulmamasındandır.</span></span> Usul, Hem İslami İlimlerde Ve İslami İlimlerin Alt Dallarında Hem de İslami İlimlerin Dışındaki Pozitif İlimler Dediğimiz İlimler İçinde Geçerlidir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Misalen :</span> “Çanakkale Bölgesi'ne Topçu Çıkarması” : )  Diye De Formüle Edilen 4 İşlemde Soruyu Çözmeye Başlamadan Önce Bir Metod , Bir Usül Belirlenmiştir ( Önce Paranteziçi, Üslü-Köklü Çarpma-Bölme Ve Toplama-Çıkarma Yapılır. Çoklu İşlemlerde İşlem Soldan Sağa Olacak Şekilde  Devam Eder.) İşlem Sırasına Riayet Edilmezde Herkes Aynı Sorudan Binbir Farklı İşlem Sonucu Çıkaracağı Gibi<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Aynen Öyle de:</span><br />
<br />
Nasıl Kur’an Okumadan, Ayetlerin Kelime Manalarını Yorumlamadan Önce Usul-U Nahiv Ve Sarf Eğitimi Alır, ,Manasını Anlamak İçin Usül-Ü Tefsir Okur , Hadisten Evvel Hadis Usulünü; Fıkıhtan Evvel Fıkıh Usulünü, Ve Kelam İlmi Öğrenmeden Kelam Usulünü Bilmek Şarttır. “Zira Usul Bilmeyenin İlmine İtibar Edilmez.” Basit Bir 4 İşlem İçin Bile Bir Metod Bir Usül Belirlenmişken İşte İnsan, Cenab-I Hakk'ın Böyle Antika Bir San'atıdır Ve En Nazik Ve Nazenin Ve Bir Mu'cize-İ Kudretidir Ki; İnsanı, Bütün Esmasının Cilvesine Mazhar Ve Nakışlarına Medar Ve Kâinata Bir Misal-İ Musaggar Suretinde Yaratılmış Olan İnsanı Yazan Kuran Ve Onu Anlatan Hadis Ve Onu Yaşayan Sünneti Seniyeyi İlgilendiren Bir Meselede Nasıl Usülsüz Metodsuz İş Görülebilir? Hatta Bu Yargı Haddi Zatında Bütün İlimler İçin Geçerlidir.<br />
<br />
Ama Bu İlimlerin İçinde Hele De Konu, Allah’a (Cc) Vuslat Olursa Mesele Daha Da Ciddidir.<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Çünkü Yol Uzun Ve Tehlikelidir. Elinizde Uzakları Yakın Eden Kur’an-ı Kerim Gibi Bir Hakikat Teleskopu ,Ufak Ve İnce Meseleleri Büyük Eden Hadis-i Şerif Gibi Bir Mikroskop İle Bakılmalıdır. Yoksa O Yolun Tehlikesi, Metotsuzluk Ve Yolda Şeytanın Veya Şeytani Düşüncelerin Etkisinde Kalmak Suretiyle Meydana Gelecek Olan Maddi Ve Manevi Hatalar, Yanlışlar Ve Manevi Yaralar , İnsanların Kafalarının Karışmasına Sebebiyet Verir. </span> Metodu Ve Yol Güvenliğini Bilen Refik Olmadan Vuslata Kalkışılırsa, Allah’ı Bulayım Derken Allah’tan Olma Da Vardır İşin Sonunda. En Büyük Tehlike De Budur. Ateist Ve Deistlerin Düştüğü Gaflet Çukuru da Tam da Budur !<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bir Misal Verecek Olursak ;</span><br />
<br />
“Hem Meselâ, Bir Vakit Huzûr-u Nebevîde Derin Bir Ses İşitildi. Resûl-İ Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm Ferman Etti Ki: ‘Bu Gürültü, Yetmiş Seneden Beri Cehennem Tarafına Yuvarlanan Bir Taşın Bu Dakikada Cehennemin Dibine Yetişip Düşmesinin Gürültüsüdür.’ Bu Garip Haberden Beş Altı Dakika Sonra Birisi Geldi, Dedi:<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> ‘Ya Resûlallah, Yetmiş Yaşında Bulunan Filân Münâfık Vefat Etti, Cehenneme Gitti.’ Peygamberin Yüksek Belîğâne Kelâmının Te’vîlini Gösterdi.” </span></span><br />
<br />
Öyleyse Âyet Ve Hadîslerin Tefsîrinde Ve Açıklanmasında Bu Noktaların Göz Önünde Bulunması Gerekir. Çünkü İçtihâd Ve Tecdîd Meselesinde Ehliyet Ve Selâhiyet Gerekir. Herkes Bu Konuda Ehliyet Sahibi Değildir.<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"> <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Onun İçindir Ki Bir Sözü; “Kim Söylemiş? Kime Söylemiş? Ne İçin Söylemiş? Ne Makâmda Söylemiş?” Temel Kâidesi Dikkate Alınmalıdır. Evet, Kelâmın Tabakâtının Ulvîyeti, Güzelliği Ve Kuvvetinin Menbâı Şu Dört Şeydir: “Mütekellim, Muhatap, Maksat Ve Makâm. </span></span><br />
<br />
Aslında Bu Meselelere Yaklaşan Kişilerde Büyük Bir Art Niyet Vardır. Çünkü Bu Meseleye Gelinceye Kadar Kişinin Kur’an-ı Kerimi Almamış, Okumak İçin Bir Hocaya Gitmemiş, Okumamış, Okuyup Anlamak İçin Arapça Nahiv Ve Talim Öğrenmemiş Üzerine Namaz Kılmayan Birisi Bu Konuyu Araştırmak için Değil Fitne Çıkarmak İçin Bunu Gündeme Getirmektedir. <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Esasen Bu Mevzu -Diğer Kıyas Kabil Olacak Meseleler- Işığıyla Ayetle,Hem de İslam Tarihi İle Gelen Süreçte Cevaplanmış Bir Sualdir. Basit Bir Google Araması Bile Doğru Bilgiye Ulaşmak İçin Yeterlidir. Daha Büyük Vahamet İse Bu Sorunun Ateistler-Deistler Tarafından Dile Getirilmesidir. Kendi Davalarının İspatı Olan Bir Soru Değil de İslam’i Bir Meseleyi Ve Çözülmüş İfade Edilmiş Bir Meseleyi Gündeme Getirmeleri Kendi Davalarının Ne Kadar Batıl Ne Kadar Çürük Olduğunun Kanıtıdır !</span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayet Cihetiyle :</span></span><br />
<br />
Nisâ’ Sûresi’nde De Bu Noktaya Bakan Âyet Şöyledir: <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">“Hâlbûki, Bu Haberi Yayacak Yerde Peygambere Ve Mü’minlerden İhtisâs Ve Selâhiyet Sahibi Kimselere Müracâat Etselerdi, Elbette O Kimseler, Hüküm Çıkarmaya Ehliyetli Olanlar İşin Doğrusunu Bilirlerdi.” </span></span>Nisa Suresi.83 Ayeti Kerime. <br />
<br />
Usul-ü Tefsir Ve Usul-ü Kelam Ve Usül-ü Siyer Ve Usül-ü E Hadis Ve Usül-ü Fıkıh Okumadan İslami Meselelerde Bir Tedrisat ve Eğitim Almadan Bir İcazet Ve Ehliyet Sahibi “ Olmadan” Değil Sadece İslami Meselelerde Hiç Bir İlim Ve Bilim Dalında Yorum Yapamazsınız.  Yaparsanız Vebale Girersiniz Veya Çok Aldanır Çok Aldatır Çok Cahil Olduğunuzu Gösterirsiniz.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Misal:</span></span> Benim Muhteşem Son Model Bir Arabam Olsun. Ama “Ehliyetim Olmasın”. Sizin De Muhteşem Bir Araba Bilginiz Olsun Hatta Arabaları Söküp Birleştire Bilecek Kadar Üstadı Azam Olun , Sıfırdan Bir Araba Yapma Kabiliyetine Sahip Olsanız Ama “Ehliyetiniz O L M A S A” Farz Edelim. Şimdi Trafikte Biz Yol Alırken Tamamen Benim Haksız Olduğum Bir Şekilde Size “Ben” Çarpsam Ve Kaza Yapsak. %1000 Hatalı Benim. Ve Polis Gelse Kime Ceza Verir? %1000 Ben Hatalı Olsam Bile Size Cezayı Keser ! Neden? Çünkü Ehliyetiniz Yok!.. Doğru Bile Haklı Bile Olsa Ehliyetiniz Yok! Gene Suçlu Siz Olursunuz ! Aynen Öylede İslami Meselelerde Google’dan Ayet Aratıp Veya Kendi Kafanıza Göre Meseleleri  Yorumlamak Ne Haddimizdir Ne De Hakkımızdır. Sen Hangi İlme Hangi Tedrisata Ve Hangi “Ehliyete” Göre Çıkıp Ayetleri Hadisleri Veya İslam Tarihini Yorumluyorsun  Muhterem Kardeşim ? <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Şimdi Gelelim Sorunun Konusu Olan Ayeti Kerimelere:</span></span><br />
<br />
 <br />
<br />
مَا جَعَلَ اللّٰهُ لِرَجُلٍ مِنْ قَلْبَيْنِ فٖي جَوْفِهٖۚ وَمَا جَعَلَ اَزْوَاجَكُمُ الّٰٓئٖ تُظَاهِرُونَ مِنْهُنَّ اُمَّهَاتِكُمْۚ وَمَا جَعَلَ اَدْعِيَٓاءَكُمْ اَبْنَٓاءَكُمْؕ ذٰلِكُمْ قَوْلُكُمْ بِاَفْوَاهِكُمْؕ وَاللّٰهُ يَقُولُ الْحَقَّ وَهُوَ يَهْدِي السَّبٖيلَ  اُدْعُوهُمْ لِاٰبَٓائِهِمْ هُوَ اَقْسَطُ عِنْدَ اللّٰهِۚ فَاِنْ لَمْ تَعْلَمُٓوا اٰبَٓاءَهُمْ فَاِخْوَانُكُمْ فِي الدّٖينِ وَمَوَالٖيكُمْؕ وَلَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ فٖيمَٓا اَخْطَأْتُمْ بِهٖۙ وَلٰكِنْ مَا تَعَمَّدَتْ قُلُوبُكُمْؕ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُوراً رَحٖيماً<br />
<br />
<br />
Allah Bir Kişinin Göğüs Boşluğunda İki Kalp Yaratmamıştır, Annelerinize Benzeterek Haram Olsun Dediğiniz Eşlerinizi Anneleriniz Kılmamış, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Evlâtlıklarınızı Da Gerçek Oğullarınız Yapmamıştır.</span> Bunlar Sizin Kendi İddianızdır; Hak Ve Hakikati Allah Söyler, Doğru Yolu Da O Gösterir.<br />
<br />
Evlâtlıklarınızı Babalarının Soy Adlarıyla Anın. Bu Allah Katında Adalete Daha Uygun Bir Davranıştır. Eğer Onların Babalarını Bilmiyorsanız O Zaman Kendileri Sizin Din Kardeşleriniz Ve Dostlarınızdır. Yanıldığınız Hususta Size Günah Yoktur, Fakat Bilinçli Ve Kasıtlı Olarak Yaptıklarınızdan Sorumlusunuz. Allah Çok Bağışlayıcı Ve Ziyadesiyle Esirgeyicidir. Azhab 4 Ve 5. Ayeti Kerime<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Diyanet Tefsiri :</span></span><br />
<br />
Kalp, Mecazi Olarak Duygu Ve Düşünce Merkezi Anlamında Da Kullanılmaktadır. Gelecek Âyetlerde Bazı Câhiliye Âdetleriyle Münafıklardan Söz Edileceği, Bu Âdetlerin Fıtrata Ve Gerçekliğe Ters Düştüğü, Bir Kimsenin İki Tanrısı Ve İki Dini Olamayacağı İfade Edileceği İçin Bunlara Bir Giriş Ve Dayanak Olmak Üzere Vecize Değerindeki Şu Cümleye Yer Verilmiştir: “Allah Bir Kişinin Göğüs Boşluğunda İki Kalp Yaratmamıştır.” Evet Allah İnsanda Tek Kişilik, Tek Vicdan Ve Tek Akıl Yaratmıştır. İdrak, Duygu, Karar Ve İman Bu Yeteneklerle Elde Edilmektedir. İki Yüzlüler, İnanmış Görünen Ama İçten İnanmayanlar, Gizli Olarak Farklı Din Taşıyanlar İki Dinli Değillerdir, Bir İnsanın Karısı İle Anasına, Başkalarının Çocukları İle Kendi Çocuklarına Karşı Duyguları Farklıdır. Karının Aynı Zamanda Ana, Başkalarından Olma Çocukların Öz Evlât Olabilmesi İçin İnsanın İki Kalbi, İki Kişiliği Olması Gerekir. Bu Da Olmadığına Göre Karısını Anasına Benzeten, –Eski Arap Geleneğine Göre– “Anam Olsun, Anamdır, Bana Haramdır” Diyerek Yemin Eden Kimsenin Eşi Onun Anası Ve Dolayısıyla Kendisine Haram Olmaz. İslâm’dan Önce Araplar Eşlerine, “Sen Bana Anamın Sırtı Gibisin” Derler Ve Bu Söz İle Onları Bosamış Olur, Mağdur Ederlerdi. Zıhâr Denilen Bu Boşama Âdetini İslâm Kınamış, Kadınların Zarar Görmelerini Engelleyecek Hükümler Getirmiştir (Bilgi İçin Bk. Mücadele 58/1-4).<br />
 <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Bir Başka Câhiliye Uygulaması Da Babası Belli Olan Veya Olmayan Çocukları Evlât Edinmek, Onların Gerçek Soylarıyla İlişkilerini Keserek Kendi Soylarına Eklemek Şeklinde Oluyordu. Bir Göğüste İki Kalbin Olmaması Nasıl Bir Tabiat Kanunu İse A’nın Çocuğunun Evlât Edinme Yoluyla B’nin Çocuğu Olamayacağı Da Bir Fıtrat Ve Tabiat Kanunudur.</span> </span>Ayrıca İslâm’ın Koyduğu Örtünme Vecibesi, Evlenme İmkânı Veya Yasağı, Çocuk-Ebeveyn İlişkisi, Karşılıklı Haklar Ve Ödevler, Miras Gibi Konulara Dair Kurallar Da, Çocuklarla Gerçek Ana Babalarının Soy Bağlarının Kesilip Değiştirilmesine, Başkalarına Ait Çocukların –Yakın Akraba Olmayan Ailelerde– Ailenin Bir Ferdi Gibi Kalıp Yaşamasına Ters Düşüyordu. Yapılmakta Olan Sosyal Ve Ahlâkî Islahat İçinde Sıra Bu Âdetin Kaldırılmasına Gelmiş,<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> “...Babalarının Soy Adları İle Anın” Emri İle Bu Uygulamaya Son Verilmiştir. Tefsir Kitaplarında Bu Münasebetle Hz. Peygamber’in Evlâtlığı Zeyd B. Hârise’den Söz Edilir Ve Âyetin İnişine Onun Bu Durumunun Sebep Olduğu Söylenir. Zeyd Çocuk İken Kendi Kabilesinden Zorla Alınmış, Köleleştirilerek Satılmış, Elden Ele Dolaşarak Hz. Hatice’ye Gelmişti. Hatice Hz. Peygamber İle Evlenince Zeyd’i De Ona Vermişti.</span> Peygamberimiz Onu Âzat Etti Ve Evlât Edindi. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Zeyd’in Ailesi, Mekke’ye Gelip Çocuklarını Bulmuşlardı. Peygamberimiz Kendisini Seçimde Serbest Bıraktığı Halde Zeyd Allah’ın Resulünü Tercih Etti, Ailesi İle Memleketine Dönmedi. Bu Âyet Gelinceye Kadar Kendisine Muhammed Oğlu Zeyd Derlerdi, Âyet Gelince Kendi Babasına Nisbet Ederek Hârise Oğlu Zeyd Dediler. Artık O, Peygamber Ailesinin Bir Ferdi Değil, Müslümanların Din Kardeşi, Hz. Peygamber’in Sâdık Bir Bağlısı İdi </span>(İbn Kesîr, VI, 377; Ebû Bekir İbnü’l-Arabî, III, 1504 Vd.). <br />
<br />
İslâm’a Göre Himayeye Muhtaç Çocuklara Bakmak, Onları Beslemek, Büyütmek Sevaptır Ve Şerefli Bir İnsanlık Ödevidir. Sevgili Peygamberimiz “Kimsesiz Çocukları Koruması Altına Alan Kimse İle Ben, Cennette Yan Yana İki Parmak Gibi Beraber Olacağım” Buyurmuştur (Müslim, “Zühd”, 42). <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ancak Bunu Yapmak İçin Çocuğun Kendi Soy Kütüğü İle İlişkisini Kesmek, Öz Ana Babasını Unutturmak Kimsenin Hakkı Olmadığı Gibi Kanunî Mirasçıların Arasına Katmak, Aile İçinde Mahremiyet Bakımından Öz Evlât Gibi Davranmak Da Doğru Ve Gerekli Değildir. </span>Bunun Yerine İslâm’ın Tavsiyesi, Koruma Altına Almak, Bakmak, Büyütmek, İhtiyaçlarını Karşılamak; Hukuk Ve Helâl-Haram Kuralları Bakımından Ona Öz Çocuk Gibi Değil, Bir Din Kardeşi Gibi Muamele Etmektir (Ayrıca Bk. Şûrâ 42/49-50).<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kaynak :</span> </span>Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 365-366 <br />
<br />
وَاِذْ تَقُولُ لِلَّـذٖٓي اَنْعَمَ اللّٰهُ عَلَيْهِ وَاَنْعَمْتَ عَلَيْهِ اَمْسِكْ عَلَيْكَ زَوْجَكَ وَاتَّقِ اللّٰهَ وَتُخْفٖي فٖي نَفْسِكَ مَا اللّٰهُ مُبْدٖيهِ وَتَخْشَى النَّاسَۚ وَاللّٰهُ اَحَقُّ اَنْ تَخْشٰيهُؕ فَلَمَّا قَضٰى زَيْدٌ مِنْهَا وَطَراً زَوَّجْنَاكَهَا لِكَيْ لَا يَكُونَ عَلَى الْمُؤْمِنٖينَ حَرَجٌ فٖٓي اَزْوَاجِ اَدْعِيَٓائِهِمْ اِذَا قَضَوْا مِنْهُنَّ وَطَراًؕ وَكَانَ اَمْرُ اللّٰهِ مَفْعُولاً<br />
<br />
Bir Zaman, Allah’ın Kendisine Lutufta Bulunduğu, Senin De Lutufkâr Davrandığın Kişiye, “Eşinle Evlilik Bağını Koru, Allah’tan Kork” Demiştin. Bunu Derken Allah’ın İleride Açıklayacağı Bir Şeyi İçinde Saklıyordun; Öncelikle Çekinmen Gereken Allah Olduğu Halde Sen Halktan Çekiniyordun. Zeyd Onunla Evlenip Ayrıldıktan Sonra Müminlere, Evlâtlıklarının -Kendileriyle Beraber Olup Ayrıldıkları- Eşleriyle Evlenmeleri Hususunda Bir Sıkıntı Gelmesin Diye Seni O Kadınla Evlendirdik. Allah’ın Emri Elbet Yerine Getirilecektir. Azhab 37. Ayeti Kerime<br />
<br />
Bazı Tefsir Kitaplarında Hz. Peygamber’in Zeyneb’le Evlenmesi Konusunda Akla Hayale Gelmedik Rivayetler Nakledilmiştir. (Bk. Zemahşerî, III, 427). İbn Kesîr Ve İbnü’l-Arabî Bu Rivayetleri Hatırlattıktan Sonra Çok Önemli Tenkitler Yapmışlar, Sened Ve Metin Yönlerinden Bu Rivayetlerin Sahih Olmasının Mümkün Olmadığını Belirtmişler, Günümüz İlim Yolcuları İçin De Geçerli Bulunan Uyarılarda Bulunmuşlardır (İbn Kesîr, VI, 420; İbnü’l-Arabî, III, 1542 Vd.). Kur’an Metnine, Sahih Rivayetlere Ve Genel İlkelere Göre Tesbit Edildiğinde Olayın Gerçek Öyküsü Şöyledir: Zeyneb Hz. Peygamber’le Evlenmeyi Arzu Ediyordu, Mehir Bile İstemeksizin Onun Eşi Olmayı Teklif Etmişti. Yakın Akraba Oldukları İçin Örtünme Emri Gelmeden Önce Peygamberimiz Zeyneb’i Sık Sık Görüyor Ve Onu Yakından Tanıyordu, Bu Teklifi Kabul Etmedi. Aradan Zaman Geçmiş, Yukarıda Sözü Edilen Sosyal Değişimin Perçinlenmesine Sıra Gelmişti. Bu Uygulama İçin Uygun Bir Örnek Olarak Zeyneb, Pek De İstekli Olmamakla Beraber, Resûlullah’ın Tebliğ Ettiği Emre Uydu, Köle Olarak Hz. Peygamber’e Verildiği Halde Onun Ve Allah’ın Müstesna Lutuflarına Mazhar Olan Zeyd İle Evlendi. Bu Evlilik Bir Yıldan Biraz Fazla Sürdü. Sosyal Değerler Ve Örfe Dayalı Duygular Kısa Zamanda Değişmediği İçin Zeyneb Kocasını Küçük Görüyor, Ona Karşı Sert Ve Kırıcı Davranıyordu. Zeyd’in De Aklından Onu Boşamak Geçiyor, Fakat Kendilerini Peygamber Evlendirdiği İçin Bunu Yapamıyordu. Çok Geçmeden Zeyd, Boşama Niyetini Açmak Üzere Hz. Peygamber’e Geldi, Zeyneb’den Şikâyette Bulundu, Boşamak İstediğini Açıkladı. Hz. Peygamber, Âyette İşaret Edilen Şahsî Duygusuna Göre Değil, Genel, Objektif Hukuk Ve Ahlâk Kurallarına Göre Davranarak, Bu Arada Halkın, Özellikle Münafıkların, “Evlâtlığın Boşadığı Eş İle Evlenme” Konusunu Kötüye Kullanıp Dedikodu Yapmalarından Da Çekinerek Zeyd’e, Eşini Boşamamasını Tavsiye Etti. Buna Rağmen Zeyd Eşini Boşadı. Dul Kalan Zeyneb, Önemli Bir İnkılâbın Yerleşmesinde Fedakârca Rol Aldığı İçin Ödüllendirilmeyi Hak Etmişti. Allah Ona Dünyada Bu Ödülü, Peygamber Eşi Olma Şerefine Nâil Kılarak Vermeyi Murat Etti. Muradını Peygamber’ine Bildirdi, O Da İsteneni Yerine Getirdi.<br />
<br />
Âyetteki “Allah’ın İleride Açıklayacağı Bir Şeyi Gizliyordun” Cümlesi Bir Kınama Değil Vâkıanın İfadesidir. “Kendisinden Çekinme Hususunda Allah’ın Önceliği Bulunduğu Halde Sen Halktan Çekiniyordun” Cümlesi De İki Mânaya Gelebilir: 1. “Sen Allah’tan Çok Halktan Çekiniyorsun”; 2. “Kendisinden Çekinilecek Olan Allah’tır; O Evlenmeni Emrettiğine Göre Halk İstediğini Söylesin, Onlardan Çekinmene Gerek Yoktur.” Birinci Mâna Hz. Peygamber İçin Söz Konusu Olamaz; Çünkü O Bütün Yapıp Ettikleriyle Yalnız Allah’tan Korktuğunu Ve O’na İtaat Ettiğini İspat Etmiştir. İslâm’a İnansın İnanmasın Hiçbir Kimse Onun, Halkı Memnun Etmek İçin Hakk’ın Emrine Aykırı Davrandığını Söyleyemez. Geriye Muteber Ve Tutarlı Mâna Olarak İkincisi Kalmaktadır. Zaten Sûrenin Başında, Hem Hz. Peygamber Hem De Müminler, Münafıkların Yapacakları Dedikodular Ve Çevirecekleri Dolaplar Karşısında Uyarılmışlar, Bunlara Hazırlanmışlardı. Yukarıdaki Cümle De Aynı Mahiyette Bir Uyarı Hatta Teselliden İbarettir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kaynak :</span></span> Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 386-388<br />
<br />
Şeklindedir. Ateist Ve Deistlerin Sordukları Evlatlıklarınızı Da Öz Oğullarınız Gibi Saymanızı Meşru Kılmamıştır İle Bir Batıl Örf Ve Adete Son Veriyor, Devamında da Sonunda Zeyd Eşiyle İlgisini Kestiğinde Onu Seninle Evlendirdik Ki, Evlatlıkları Eşleriyle İlgilerini Kestiklerinde Onlarla Evlenmek Konusunda Müminlere Bir Sorumluluk Olmadığı Bilinsin Denilmek Sureti İle de Uygulama İle Batıl Olan Örf Ve Adet Kaldırılmış Olmaktadır. Burada Bir Çelişki Görmek Aslında Bir Çelişkidir ! Burada Ayetler Bir Birlerini Tamamlamaktadırlar !...</div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kuranı Kerimde Bütün İlimler Varsa Kafir Bulmadan Önce Söyleyin İnanalım]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-kurani-kerimde-butun-ilimler-varsa-kafir-bulmadan-once-soyleyin-inanalim</link>
			<pubDate>Wed, 19 Oct 2022 09:45:12 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=34532">Tikky</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-kurani-kerimde-butun-ilimler-varsa-kafir-bulmadan-once-soyleyin-inanalim</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Selamun Aleykum<br />
<br />
Bu Sohbette Kur'an-ı Kerime Ve Müslümanlara Yönelik :<br />
<br />
1. İddia : Kur'an-ı Kerim de Her Şey Yazılı Diyorsunuz Ama Biz Niye Göremiyoruz ?<br />
2. İddia : Batılı Kafirler İlmi Ve İcatları Bulduktan Sonra Hep Bu Kuranı Kerimde Var Diyorsunuz. Daha Bulunmadan Ortaya Çıkmamış İcat ve Buluşları Söyleyin ?<br />
3. İddia : Kur'an-ı Kerimde İlim Var mı ? Bütün İlimler Var Diye İddia Ediyorsanız İspat Edin<br />
<br />
<br />
İşte Bu Soruların Cevaplarını Bu Sohbette Bulacaksınız. Henüz Daha İcat Edilmemiş Ve  Bulunmamış İcatların Açıklandığı Bir Sohbet. Buyurun İzleyelim Öğrenelim<br />
<br />
<iframe class="inline-block max-w-full" width="560" height="315" src="//www.youtube.com/embed/7F4xHGuHK2Q" frameborder="0" allowfullscreen></iframe><br />
<br />
<br />
<br />
Allah İstifademizi Arttırsın. <br />
<br />
<br />
Saygılarımla<br />
<br />
Fakir Ebu Bekir. </div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Selamun Aleykum<br />
<br />
Bu Sohbette Kur'an-ı Kerime Ve Müslümanlara Yönelik :<br />
<br />
1. İddia : Kur'an-ı Kerim de Her Şey Yazılı Diyorsunuz Ama Biz Niye Göremiyoruz ?<br />
2. İddia : Batılı Kafirler İlmi Ve İcatları Bulduktan Sonra Hep Bu Kuranı Kerimde Var Diyorsunuz. Daha Bulunmadan Ortaya Çıkmamış İcat ve Buluşları Söyleyin ?<br />
3. İddia : Kur'an-ı Kerimde İlim Var mı ? Bütün İlimler Var Diye İddia Ediyorsanız İspat Edin<br />
<br />
<br />
İşte Bu Soruların Cevaplarını Bu Sohbette Bulacaksınız. Henüz Daha İcat Edilmemiş Ve  Bulunmamış İcatların Açıklandığı Bir Sohbet. Buyurun İzleyelim Öğrenelim<br />
<br />
<iframe class="inline-block max-w-full" width="560" height="315" src="//www.youtube.com/embed/7F4xHGuHK2Q" frameborder="0" allowfullscreen></iframe><br />
<br />
<br />
<br />
Allah İstifademizi Arttırsın. <br />
<br />
<br />
Saygılarımla<br />
<br />
Fakir Ebu Bekir. </div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sizin Yüzünüzden İslam'dan Soğudum. Beni Dinden Soğuttunuz Yazıklar Olsun]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-sizin-yuzunuzden-islam-dan-sogudum-beni-dinden-soguttunuz-yaziklar-olsun</link>
			<pubDate>Mon, 10 Oct 2022 14:30:08 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=34532">Tikky</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-sizin-yuzunuzden-islam-dan-sogudum-beni-dinden-soguttunuz-yaziklar-olsun</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Beni Dinden İslam’dan Soğuttunuz Yazıklar Olsun Size Be  ! İnadına Ateist Oldum Bende" </span><br />
<br />
Selamun Aleykum : Bu Söz Veya Buna Benzer Sözleri Muhtelif Zamanlarda Muhtelif Ortamlarda İster Gerçek Hayatta İster Sanal Alemde Pek Çok Muhtelif Kişiden Bunu Duymaktayız. Muhtemelen Bu Yazıyı Okuyan Herkes Bununla Karşılaşmıştır. Bu Fakir Kardeşinizde Acizane Ve Nacizane Allah Nasip Ederse Pek Halisane Bir Şekilde Bu Mevzu Hakkında Görüşlerimi Beyan Etmeye Çalışacağım İnşaallah … <br />
<br />
Bir Meseleye Bakış Açımız Onun Hakkında Ki Kanaatimizi De Çoğunlukla Etkiler. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu Yüzden Gömleğin İlk Düğmesini Yanlış İlikleyen Birisi Nasıl Ki Sonuçta İki Yakası Bir Araya Gelmez</span> Aynen Bunun Gibi De <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">“Dinden Soğudum” Kavramı Ve Kelimesi De Yanlış İliklenen Bu İlk Düğme </span>Gibidir.  Bu Nazarla Bakanların Durumu Tıpkı :  <br />
<br />
"Çocuğu Olmayan Hazreti Davut, Allah'a Dua Etmiş, 'Ya Rabbi Bana Bir Kız Çocuğu Ver, Onu Sana Kurban Edeyim' Demiş. Dua Tutmuş, Davut, Kızının Adını Ayşe Koymuş, Gel Zaman Git Zaman, Çocuğun Kurban Edileceği Zaman Gelmiş, Hazreti Davut Kızı Yatırmış, Tam Boğazını Kesip Kurban Edecekken, Azrail, Gökten Bir Keçiyle Çıkagelmiş, 'Kızı Bırak, Al Bu Keçiyi Kurban Et' Demiş"! Bunun Üzerine Dinleyenlerden Biri Dayanamamış: "Yahu Bunun Neresini Düzelteyim; Hz. Davut Değil Hz. İbrahim; Kız Değil Erkek; Ayşe Değil İsmail; Azrail Değil Cebrail; Keçi Değil, Koç"!.. İşte Bizim Bu Kavram İle Geldiğimiz Nokta Esasen Bu !.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1- Bakış Açısı Hatası </span><br />
<br />
Hepimiz Biliriz Ve Hepimiz Bilmeliyiz Ki İslam Dini Emirleri Ve Yasakları İle Tüm İnsanlığa Gelmiş Son Hak Dindir. Hükümleri Herkes İçin Geçerlidir. Ve Bu Din Beraberinde De Bir Peygambere İndirilmiş Olup Onun Yaşayışı İle De Bize Neyi Nasıl Yapmamız Gerektiği Gösterilmiştir. Kur’an-I Kerim Bu Meseleyi Şu Ayeti Kerime İle De Sabit Olarak Belirtir .<br />
<br />
“Andolsun (Yemin Olsun) Resûlullahʼta Sizin İçin, Allâhʼa Ve Âhirete Kavuşmayı Umanlar Ve Allâhʼı Çok Çok Zikredenler İçin Bir Üsve-İ Hasene (Örnek Bir Karakter, Örnek Bir Şahsiyet) Vardır.” (El-Ahzâb, 21) Yani İslam Dini Adına “Onu” Örnek Almamız Emredilmiştir.  Bize Ahmedi Mehmedi Değil. Öncelikle Hz. Muhammed Sallallahu Aleyhi Vesellem Efendimizi Örnek Almamızı Söylemiştir. <br />
<br />
Ve;<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bir;</span> “…Allâh’a Kavuşmayı Umanlar…” (El-Ahzâb, 21) <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İkincisi; </span>“…Âhirete Kavuşmayı Umanlar…” (El-Ahzâb, 21)<br />
يَحْذَرُ الْاٰخِرَةَ (“…Âhiretten Korkan…” [Ez-Zümer, 9]) Âhireti Unutmayanlar, Her Şeyin, Ve Her Zerrenin Hesabının Verileceğini Unutmayanlar; İle<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Üçüncüsü;</span> “…Cenâb-I Hakk’ı Çok Çok Zikredenler İçin Allah Rasûlü’nde Üsve-İ Hasene (Örnek Şahsiyet, Örnek Karakter) Vardır.” (El-Ahzâb, 21)<br />
<br />
İşte Bu Üç Vasfı Talep Edenler Ve Bu Vasıfların Bulunduğunu İddia Edenlerin  Hepsi  İçin -Sallâllâhu Aleyhi Ve Sellem- Efendimiz Örnektir.<br />
O Halde İslam Hatasızdır,İslamı Yaşayanlar Değil !... Doğru Bakış Açısı Bu Olmalıdır. Ve İnsanlar da Peygamberler Hariç Günah İşlerler. Evet Namaz Kılar Ama Bir Dilbere Vurulur Ve Zina Yapabilir. Veya Namaz Kılar Ama Bir Mülk Sahibi Olmak İçin Faize Bulaşabilir. Bunların Hepsi Günahtır ! Kişiyi Kafir Yazmak ! İslam’dan Çıkarmaz !... <br />
<br />
Nitekim : <br />
<br />
“Bütün Âdemoğulları Günahkârdır, Günahkârların En Hayırlıları İse Tövbe Edenlerdir.” (İbn Mâce, Zühd, 30) Buyurmaktadır Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem). Başka Bir Hadis-İ Şerif İse Şöyledir:<br />
“Eğer Siz Günah İşlemeseydiniz, Allah Sizi Helak Eder Ve Yerinize, Günah İşleyip, Peşinden Tövbe Eden Kullar Yaratırdı.” (Müslim, Tevbe, 9, 10, 11). Bu Zikrettiğimiz Hadislerden De Anlaşıldığı Üzere, İnsan, Günah Ve Sevap İşleme Özelliğinde Yaratılmış Bir Varlıktır. Bu Yüzden Doğru Bakış Günah İşlenmez Değil. Müslüman Günah İşler ! <span style="color: #C10300;" class="mycode_color">Günahkar Olan Kullardan Değil Günahtan Soğumaktır !... </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2- Kendisini Beri Görmek </span><br />
<br />
İlk Bölümde Doğru Bir Bakış Açısının Nasıl Olması Gerektiğini Beyan Etmeye Çalıştım. Şimdi İse Bu Temel Üzerine İkinci Bölümü İzah Etmeye Çalışalım  : Bu Meselede Bu Fakirin İkinci Gözlemi Kişilerin” Kendisini Beri Görmesi”. Yani Ayrı Tutması Yanlışıdır …  Hemen İzah Etmeye Çalışayım.<br />
Şöyle ki; <br />
<br />
Tarikatları , Cemaatleri , İmam Hartipleri , Kuran Kursları Ve Medreseler İle Ümmeti  Muhammedi Fert Fert Beğenmeyen Kişilerin Bunlara Bakarak İslam’dan Soğuması Değil ! Aksine Bilhakis İslam Öyle Değil Böyle Yaşanır Deyip Masaya Yumruğunu Vurup Dinini Yaşaması Ve Nasıl Yaşandığını Bize Göstermesi Gerekir. Din Öyle Değil Böyle Yaşanır Demesi Gerekir ! Sanki Kendisi İslam’ı Yaşamakla Mükellef Değilmiş Gibi Bir Kibirle Hareket Edemez !... Mesuldür !.. <br />
<br />
Allah’a;  Müslümanlar O Kadar Kötü Yaşıyor ki Örnek Alacak Kimse Kalmadı ! Eeee ? Sen Bu Dini Emirleri Tüm İnsanlığa Gönderdin mi Evet Ve Gene Bu Haram Ve Helaller Herkes İçin Geçerli mi ? Evet … Evet Ama Ben Bu Müslümanların Halini Görünce Sırf Bunlar Yüzünden İslam’dan Soğudum Ve Yaşamıyorum. Bütün Kabahatte Bunların ! Diyemeeeeez ! <br />
<br />
Bu Çok Yanlış Ve Hastalıklı Ve Kibirli Bir Bakış Açısıdır ! Çünkü Baştada Belirttiğimiz Gibi <br />
- Allah’ın Hak Dini Olan İslam Tüm İnsanlık Alemine Her Devir Ve Nesile Gelmiştir. <br />
- Herkes Bireysel Olarak Dinin Hükümlerini Yaşamakla Mükelleftir.<br />
- Başkalarının Yaptıklarını Değerlendirmek Gibi Bir Görev Kimseye Verilmemiştir. <br />
- Herkes Kendi Amelinden Mesuldür. <br />
<br />
<span style="color: #C10300;" class="mycode_color">Gerçek Müslüman Kendi Kusurlarını Görmekten Başkasının Kusurlarını Araştırmaya Vakit Bulamayan Kişidir !...</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3- İslam Dışındaki Olumsuzluklarda İse O Meselelerden Ve Kişilerden Soğumaması </span><br />
<br />
Bu İnsanlar İslamiyet Dışındaki Diğer Meselelerdeki Tüm Olumsuzluklara Rağmen Onlardan Soğumamaktadırlar. Bunu Birkaç Misal İle Akla Yaklaştırmaya Çalışalım İnşaAllah <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">- Mesela :</span> Kamu Hastanelerinde Hastalarına Bakmayan Ama Hastalarını Kendi Özel Muayenehanesine Davet Edip 2 Katı Para Talep Eden , Araplara ki Aynı Dönemde Batı Ve Çinde de Aslında Görülen Kız Çocuklarının Diri Diri Toprağa Gömülmesine Kızan Ama Araplara Rahmet Okutacak Bir Derece Vahşet Olan ; Daha Doğmamış Kız Ve Erkek Ayrımını Dahi Gözetmeden Kürtaj ile Daha Doğmamış Bir Bebeği Katledenlere de Benim Bedenim Benim Kararım Diye Ponçik Ponçik Özgürlük Nazarı İle Bakmak  (!)? , Organ Mafyaları İle İşbirliği Yapmak Sureti İle İnsan Kaçakçılığı, Çocuk Kaçırmalarına Bulaşan Doktorlara Bakıp Sağlıktan , Hastaneden Doktordan Ve Doktor Olmaktan Soğumazlar ! <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">- Mesela : </span>Uyuşturucu İmalatı Yapan Bunun Yapımını Öğreten Kimyagerlere Bakıp Nesilleri Zehirleyen Aileleri Parçalayan Yuvaları Yıkan Bu Kimya’dan , Kimyagerlerden Ve Kimya Okumaktan Asla Soğumazlar  !<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">- Mesela :</span> Adalette Rüşvetle İş Yapan , Haklıyı Değil Zengini Savunan Hakim Savcı Veya Avukatlara Bakıp Hiç Yargı’dan Hukuktan Veya Avukatlık Okumaktan Soğuduk mu ?<br />
<br />
<span style="color: #C10300;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ezcümle Kötü Zenginlere Bakıp Nasıl Paradan Soğumuyorsak Kötü Müslümanlara Bakıp İslam’dan da Soğudum Demek Hem Bir Kibir , Hem Kabul Olmayacak Bir Bahane , Hem de Bir Yalandır. </span></span><br />
<br />
Saygılarımla. <br />
Fakir Ebu Bekir. <br />
<br />
</div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Beni Dinden İslam’dan Soğuttunuz Yazıklar Olsun Size Be  ! İnadına Ateist Oldum Bende" </span><br />
<br />
Selamun Aleykum : Bu Söz Veya Buna Benzer Sözleri Muhtelif Zamanlarda Muhtelif Ortamlarda İster Gerçek Hayatta İster Sanal Alemde Pek Çok Muhtelif Kişiden Bunu Duymaktayız. Muhtemelen Bu Yazıyı Okuyan Herkes Bununla Karşılaşmıştır. Bu Fakir Kardeşinizde Acizane Ve Nacizane Allah Nasip Ederse Pek Halisane Bir Şekilde Bu Mevzu Hakkında Görüşlerimi Beyan Etmeye Çalışacağım İnşaallah … <br />
<br />
Bir Meseleye Bakış Açımız Onun Hakkında Ki Kanaatimizi De Çoğunlukla Etkiler. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu Yüzden Gömleğin İlk Düğmesini Yanlış İlikleyen Birisi Nasıl Ki Sonuçta İki Yakası Bir Araya Gelmez</span> Aynen Bunun Gibi De <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">“Dinden Soğudum” Kavramı Ve Kelimesi De Yanlış İliklenen Bu İlk Düğme </span>Gibidir.  Bu Nazarla Bakanların Durumu Tıpkı :  <br />
<br />
"Çocuğu Olmayan Hazreti Davut, Allah'a Dua Etmiş, 'Ya Rabbi Bana Bir Kız Çocuğu Ver, Onu Sana Kurban Edeyim' Demiş. Dua Tutmuş, Davut, Kızının Adını Ayşe Koymuş, Gel Zaman Git Zaman, Çocuğun Kurban Edileceği Zaman Gelmiş, Hazreti Davut Kızı Yatırmış, Tam Boğazını Kesip Kurban Edecekken, Azrail, Gökten Bir Keçiyle Çıkagelmiş, 'Kızı Bırak, Al Bu Keçiyi Kurban Et' Demiş"! Bunun Üzerine Dinleyenlerden Biri Dayanamamış: "Yahu Bunun Neresini Düzelteyim; Hz. Davut Değil Hz. İbrahim; Kız Değil Erkek; Ayşe Değil İsmail; Azrail Değil Cebrail; Keçi Değil, Koç"!.. İşte Bizim Bu Kavram İle Geldiğimiz Nokta Esasen Bu !.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1- Bakış Açısı Hatası </span><br />
<br />
Hepimiz Biliriz Ve Hepimiz Bilmeliyiz Ki İslam Dini Emirleri Ve Yasakları İle Tüm İnsanlığa Gelmiş Son Hak Dindir. Hükümleri Herkes İçin Geçerlidir. Ve Bu Din Beraberinde De Bir Peygambere İndirilmiş Olup Onun Yaşayışı İle De Bize Neyi Nasıl Yapmamız Gerektiği Gösterilmiştir. Kur’an-I Kerim Bu Meseleyi Şu Ayeti Kerime İle De Sabit Olarak Belirtir .<br />
<br />
“Andolsun (Yemin Olsun) Resûlullahʼta Sizin İçin, Allâhʼa Ve Âhirete Kavuşmayı Umanlar Ve Allâhʼı Çok Çok Zikredenler İçin Bir Üsve-İ Hasene (Örnek Bir Karakter, Örnek Bir Şahsiyet) Vardır.” (El-Ahzâb, 21) Yani İslam Dini Adına “Onu” Örnek Almamız Emredilmiştir.  Bize Ahmedi Mehmedi Değil. Öncelikle Hz. Muhammed Sallallahu Aleyhi Vesellem Efendimizi Örnek Almamızı Söylemiştir. <br />
<br />
Ve;<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bir;</span> “…Allâh’a Kavuşmayı Umanlar…” (El-Ahzâb, 21) <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İkincisi; </span>“…Âhirete Kavuşmayı Umanlar…” (El-Ahzâb, 21)<br />
يَحْذَرُ الْاٰخِرَةَ (“…Âhiretten Korkan…” [Ez-Zümer, 9]) Âhireti Unutmayanlar, Her Şeyin, Ve Her Zerrenin Hesabının Verileceğini Unutmayanlar; İle<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Üçüncüsü;</span> “…Cenâb-I Hakk’ı Çok Çok Zikredenler İçin Allah Rasûlü’nde Üsve-İ Hasene (Örnek Şahsiyet, Örnek Karakter) Vardır.” (El-Ahzâb, 21)<br />
<br />
İşte Bu Üç Vasfı Talep Edenler Ve Bu Vasıfların Bulunduğunu İddia Edenlerin  Hepsi  İçin -Sallâllâhu Aleyhi Ve Sellem- Efendimiz Örnektir.<br />
O Halde İslam Hatasızdır,İslamı Yaşayanlar Değil !... Doğru Bakış Açısı Bu Olmalıdır. Ve İnsanlar da Peygamberler Hariç Günah İşlerler. Evet Namaz Kılar Ama Bir Dilbere Vurulur Ve Zina Yapabilir. Veya Namaz Kılar Ama Bir Mülk Sahibi Olmak İçin Faize Bulaşabilir. Bunların Hepsi Günahtır ! Kişiyi Kafir Yazmak ! İslam’dan Çıkarmaz !... <br />
<br />
Nitekim : <br />
<br />
“Bütün Âdemoğulları Günahkârdır, Günahkârların En Hayırlıları İse Tövbe Edenlerdir.” (İbn Mâce, Zühd, 30) Buyurmaktadır Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem). Başka Bir Hadis-İ Şerif İse Şöyledir:<br />
“Eğer Siz Günah İşlemeseydiniz, Allah Sizi Helak Eder Ve Yerinize, Günah İşleyip, Peşinden Tövbe Eden Kullar Yaratırdı.” (Müslim, Tevbe, 9, 10, 11). Bu Zikrettiğimiz Hadislerden De Anlaşıldığı Üzere, İnsan, Günah Ve Sevap İşleme Özelliğinde Yaratılmış Bir Varlıktır. Bu Yüzden Doğru Bakış Günah İşlenmez Değil. Müslüman Günah İşler ! <span style="color: #C10300;" class="mycode_color">Günahkar Olan Kullardan Değil Günahtan Soğumaktır !... </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2- Kendisini Beri Görmek </span><br />
<br />
İlk Bölümde Doğru Bir Bakış Açısının Nasıl Olması Gerektiğini Beyan Etmeye Çalıştım. Şimdi İse Bu Temel Üzerine İkinci Bölümü İzah Etmeye Çalışalım  : Bu Meselede Bu Fakirin İkinci Gözlemi Kişilerin” Kendisini Beri Görmesi”. Yani Ayrı Tutması Yanlışıdır …  Hemen İzah Etmeye Çalışayım.<br />
Şöyle ki; <br />
<br />
Tarikatları , Cemaatleri , İmam Hartipleri , Kuran Kursları Ve Medreseler İle Ümmeti  Muhammedi Fert Fert Beğenmeyen Kişilerin Bunlara Bakarak İslam’dan Soğuması Değil ! Aksine Bilhakis İslam Öyle Değil Böyle Yaşanır Deyip Masaya Yumruğunu Vurup Dinini Yaşaması Ve Nasıl Yaşandığını Bize Göstermesi Gerekir. Din Öyle Değil Böyle Yaşanır Demesi Gerekir ! Sanki Kendisi İslam’ı Yaşamakla Mükellef Değilmiş Gibi Bir Kibirle Hareket Edemez !... Mesuldür !.. <br />
<br />
Allah’a;  Müslümanlar O Kadar Kötü Yaşıyor ki Örnek Alacak Kimse Kalmadı ! Eeee ? Sen Bu Dini Emirleri Tüm İnsanlığa Gönderdin mi Evet Ve Gene Bu Haram Ve Helaller Herkes İçin Geçerli mi ? Evet … Evet Ama Ben Bu Müslümanların Halini Görünce Sırf Bunlar Yüzünden İslam’dan Soğudum Ve Yaşamıyorum. Bütün Kabahatte Bunların ! Diyemeeeeez ! <br />
<br />
Bu Çok Yanlış Ve Hastalıklı Ve Kibirli Bir Bakış Açısıdır ! Çünkü Baştada Belirttiğimiz Gibi <br />
- Allah’ın Hak Dini Olan İslam Tüm İnsanlık Alemine Her Devir Ve Nesile Gelmiştir. <br />
- Herkes Bireysel Olarak Dinin Hükümlerini Yaşamakla Mükelleftir.<br />
- Başkalarının Yaptıklarını Değerlendirmek Gibi Bir Görev Kimseye Verilmemiştir. <br />
- Herkes Kendi Amelinden Mesuldür. <br />
<br />
<span style="color: #C10300;" class="mycode_color">Gerçek Müslüman Kendi Kusurlarını Görmekten Başkasının Kusurlarını Araştırmaya Vakit Bulamayan Kişidir !...</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3- İslam Dışındaki Olumsuzluklarda İse O Meselelerden Ve Kişilerden Soğumaması </span><br />
<br />
Bu İnsanlar İslamiyet Dışındaki Diğer Meselelerdeki Tüm Olumsuzluklara Rağmen Onlardan Soğumamaktadırlar. Bunu Birkaç Misal İle Akla Yaklaştırmaya Çalışalım İnşaAllah <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">- Mesela :</span> Kamu Hastanelerinde Hastalarına Bakmayan Ama Hastalarını Kendi Özel Muayenehanesine Davet Edip 2 Katı Para Talep Eden , Araplara ki Aynı Dönemde Batı Ve Çinde de Aslında Görülen Kız Çocuklarının Diri Diri Toprağa Gömülmesine Kızan Ama Araplara Rahmet Okutacak Bir Derece Vahşet Olan ; Daha Doğmamış Kız Ve Erkek Ayrımını Dahi Gözetmeden Kürtaj ile Daha Doğmamış Bir Bebeği Katledenlere de Benim Bedenim Benim Kararım Diye Ponçik Ponçik Özgürlük Nazarı İle Bakmak  (!)? , Organ Mafyaları İle İşbirliği Yapmak Sureti İle İnsan Kaçakçılığı, Çocuk Kaçırmalarına Bulaşan Doktorlara Bakıp Sağlıktan , Hastaneden Doktordan Ve Doktor Olmaktan Soğumazlar ! <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">- Mesela : </span>Uyuşturucu İmalatı Yapan Bunun Yapımını Öğreten Kimyagerlere Bakıp Nesilleri Zehirleyen Aileleri Parçalayan Yuvaları Yıkan Bu Kimya’dan , Kimyagerlerden Ve Kimya Okumaktan Asla Soğumazlar  !<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">- Mesela :</span> Adalette Rüşvetle İş Yapan , Haklıyı Değil Zengini Savunan Hakim Savcı Veya Avukatlara Bakıp Hiç Yargı’dan Hukuktan Veya Avukatlık Okumaktan Soğuduk mu ?<br />
<br />
<span style="color: #C10300;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ezcümle Kötü Zenginlere Bakıp Nasıl Paradan Soğumuyorsak Kötü Müslümanlara Bakıp İslam’dan da Soğudum Demek Hem Bir Kibir , Hem Kabul Olmayacak Bir Bahane , Hem de Bir Yalandır. </span></span><br />
<br />
Saygılarımla. <br />
Fakir Ebu Bekir. <br />
<br />
</div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kur’an Sürekli Erkeklere mi Hitap Eder?  Bu Durum, Ayrımcılık Değil mi?]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-kur%E2%80%99an-surekli-erkeklere-mi-hitap-eder-bu-durum-ayrimcilik-degil-mi</link>
			<pubDate>Mon, 20 Sep 2021 13:25:56 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=34532">Tikky</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-kur%E2%80%99an-surekli-erkeklere-mi-hitap-eder-bu-durum-ayrimcilik-degil-mi</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Soru : Kur’an Sürekli Erkeklere mi Hitap Eder?  Bu Durum, Kur’an'a Göre, Erkeklerin Birinci Sınıf, Kadınların İkinci Sınıf Olduğu Anlamına Gelmez Mi?</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">1.Mana:</span></span></span> <span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Hepimizce Malumdur ki Kur’an-ı Kerim’in Dili Arapça’dır. Arapça Olması da Bizzat Cenab-ı Hakkın Tercih Ve Seçimiyledir. Neden Arapça Demeye İtiraz Etmek Başka Bir Dil Olsaydı Neden O Dil Diye de İtirazı Gerekli Kılabilir. Dahası Efendimiz Arabistan’da Dünya’ya gelmesi Takdir Olunduğu İçin de Kendi Kavmine Peygamberlik İddiasından  Bulunan Bir Kişinin İman Esaslarını Anlatırken Farklı Dil Kullanması Beklenemez !... Farklı Bir Dil Kullanılmış Olsaydı Bu seferde Hz. Muhammed S.a.v. Efendimiz Peygamber Değil O Başkasından Aldığı Bilgileri Burada Bize Anlatıyor İddiasında Bulunulabilirdi ,Nitekim Bu İddiada da Bulunanlar Var. Kısa Bir Hakikat ve Hikmeti İle İlgili Girizgahtan Sonra Konuya Arapça Dil Bilgisi Üzerinden Ele Alalım İnşaAllah. Arapça’da İsimler Ya Müennes/Dişil Veya Müzekker/Erildir. Arapça’da ki Kuralların Kur’an’da Da Olduğu Gibi Kullanılması da Bunun Sonucu Olarak Tabiidir. Nitekim Kur’an’da Bu Her İki Çeşit Kelimeler De Yerli Yerince Kullanılmıştır. (Mümin-Mümine/Müminun-Müminat Gibi). Bu Dil yapısı Sadece Arapçada da Olmayıp Muhtelif Daha Pek Çok Dilde de Mevcuttur.</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Üç Cinsiyetli Diller :</span></span></span> <span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Arnavutça Boşnakça Almanca Yunanca Hırvatça Latince Makedonca Rumca Felemenkçe Polonya Dili Rumence Rusça Sırpça Slovakça Slovence Ukraynaca. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">İle İki Dilli Diller Olan</span></span> : Aramice Fransızca İbranice Hintçe Arapça İtalyanca Peştuca Portekizce Pencap Dili İspanyolca Ve Urdu Dili Gibi Dillerde de Gözükmektedir..</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Arapça’daki Dilin Bir Teamülü De Erkek Ve Kadınlara Birden Hitap Edildiği Zaman, Bunları Tek Bir Hitap Tarzına Ve Bunu Da Erkek Kalıbına Dökmektir. (Bunu Bizde Yaparız Aslında Ahmet Amcalara Gidiyoruz. Şimdi Burada Ahmet Amcayı Övmedik Ahmet Amca İle Ailesini Yani Hem Hanımını Varsa Kızlarını da İçine Alarak Hitap Etmiş Olduk.)  Genellikle Kadın Ve Erkek İçin Aynı Anda Söz Konusu Edilen Bir İfade -Fazla Uzun Olmaması İçin- Sadece Erkekler İçin Kullanılan Kalıba Yer Verilir Ve Kadınlar Da Orada -Zımnen- Var Kabul Edilir. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">Bu Husus Arapça da Edebî Bir Sanattır Ki Buna “Tağlip Sanatı” Denir.</span></span><span style="color: red;" class="mycode_color"> <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu Edebî Sanat Sadece Gerçek Erkek Ve Kadın İçin Değil, Aynı Zamanda Arapça’da Mecazî Olarak Erkek/Eril Kabul Edilen “Kamer=Ay” İle Dişil Olarak Kabul Edilen “Şems=Güneş” Kelimeleri İçin De Geçerlidir. Bu İkisi Birden Kullanıldığı Ve “Tağlip Sanatı “ İçerisine Alındığı Zaman, Erkek/Eril Olan “Kamer” Sözcüğü Ön Plana Çıkarılır Ve “Kameran=İki Ay” Tabiri Tercih Edilir, Bununla Güneş Ve Ay Kastedilir.</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Bu Edebî Sanat İfadesi Daha Veciz Olduğundan, Kur’an Terminolojisinde De Genellikle Hitaplar Bu Sanat Çerçevesinde İnşa Edilmiş Ve Kadın İle Erkeğin Birlikte Muhatap Olduğu Yerlerde <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu Hitap Erkeklere Yönelik Olmuş, Kadınlar İse “Tağlip Sanatı” Çerçevesinde Onlarla Beraber Yerlerini Almışlardır. Mesela Kur’an’da Çokça Kullanılan Ve “Ey İman Edenler” Anlamına Gelen “Ya Eyyuhellezine Amenû” Hitabı, Arapça Gramer Bakımından Erkeklere Yapılan Bir Hitap Tarzıdır. Ancak, Bu Hitapta Kadınların Da Dahil Olduğu Bilinen Bir Gerçektir.</span> Keza, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kur’an’da Bir Çok Defa Kullanılan Ve “Ey Adem’ın Oğulları” Anlamına Gelen “YA Benî Ademe” İfadesini Sadece Erkeklere Tahsis Etmek Mümkün Değildir. </span>İşte, Bu Açıklamalar Çerçevesinde Diyebiliriz Ki, “Babalar” İfadesinde Anneler, “Oğlanlar” İfadesinde Kızlar, “Kardeşler” İfadesinde Kız Kardeşler De Dahildir.</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Kur’an, Bir Hitap Olarak Hz. Muhammed (Asm.) Gönderilen Bir Kitaptır. Kur’an’ın Konuşma Üslubuyla Gönderildiğini Ve Bu Kitabın Konuşma Dilinden Yazıya Aktarıldığını Bilmekte Yarar Vardır. Kur’an'daki Üslup Bundan Dolayı “De Ki”, “Ey İnsanlar”, "Ey İman Edenler”, “Ey Kafirler”, “Ey Ehl-İ Kitap”, “Ey Nebi”, “Sana Soruyorlar, De Ki” Gibi Hitaplarla Doludur. Ayetlerdeki Hitabın Çoğunlukla Müzekker Oluşu Peygambere Hitaben Gönderilmiş Olduğundandır: Arapça’nın Özelliğine Göre, Kadına Ve Erkeğe Ayrı Ayrı İfade Biçimleriyle Hitabedilir. Peygambere (A.S.) Yapılan Hitapların Müzekker Kalıbıyla Olması Da Bu Dilin Gereğidir.</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Kur’an Ve Hadîslerde Geçen İslamî Emir Ve Yasaklar, Dünya Ve Ahirete Ait Vaadler, Herhangi Bir İstisna Yapılmadığı Sürece Hem Erkekleri, Hem De Kadınları Kapsar.</span></span><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> Bunların Erkeklere Ait Yüklem Ve Zamirlerle İfade Edilmiş Olmaları Önemli Değildir. Bu, Hem Arapça, Hem De İslam Hukuk Metodolojisi Bakımından Böyledir.</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Erkeklere Hitap Eden Bir Emir Veya Yasağın, Ayrıca Kadınlar İçin De Tekrar Edilmesi Gerekmez. Çünkü Bu, İfade Ettiğimiz Gibi Arap Dilinin Ve Hukuk Mantığının Bir Gereği Olduğu Gibi, Kur’an'ın Kendisine Has Üslûbu Ve İfade Mantığının Da Bir Gereğidir. Zira Kur’an, Her şeyden Önce Mü'min Erkeklerle Mü'min Kadınları, Birbirlerinin Dostları Ve Velileri Olarak İlan Eder: "İnanan Erkekler Ve İnanan Kadınlar Birbirlerinin Velisidirler. Onlar, İyiyi Emreder, Kötüyü Önlerler. Namaz Kılar, Zekat Verirler Ve Allah Resulüne İtaat Ederler. İşte Onlara Allah Merhametle Muamele Edecektir. Doğrusu Allah, Gücünün Önüne Geçilemeyen Ve Her Şeyi Yerli Yerince Yapandır." (Tevbe, 9/71)</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Nitekim Bu Ayet-İ Celilede, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Onlar İyiyi Emrederler, Kötüyü Önlerler" Sözü Ve Ayetin Sonuna Kadar Diğer Failler Ve Zamirler, Hep Erkekler İçin Kullanılan İfadelerdir. Buna Bakarak, Bu Ayetin Kadınları Dışta Bıraktığını Söylemek Mümkün Mü</span>? Hayır.</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Kur’an, Açıkça Hem İnanan Erkeklere, Hem De İnanan Kadınlara Cennetin Güzelliklerini Ve Nimetlerini Va'detmiştir. Nitekim Tevbe Sûresi 72. Ayette Şöyle Buyurulmuştur:</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">"Allah, İnanan Erkeklere Ve İnanan Kadınlara İçlerinde Ebedî Kalacakları, Altlarında Irmaklar Akan Cennetler (Bahçeler) Ve Adn Cennetlerinde Hoş Meskenler Vaadetmiştir. Ve Ayrıca Onlara, En Büyük Nimet Olarak Allah'ın Hoşnutluğu Var. İşte Bu Büyük Başarıdır." </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">İslam Sadece Erkeklerin Dini Değil. Kur’an Sadece Erkeklere Hitap Etmiyor. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kur’an-I Kerîm'de Kadınlara Has Uzunca Bir Sûre Vardır</span>: (Nisa Sûresi). Kur’an'da Bazı Kadınlara Da <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Allah'ın Vahiy (İlham) Gönderdiği Zikredilir</span>. (Bk. Kasas, 28/7; Al-İ İmran, 3/42; Hud, 11/69).Ayeti Kerimelerine Bakılabilir. </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">"Kadınlar Erkeklerin Şakîkidirler." "Şakik" Tam Ortadan İkiye Bölünen Bir Bütünün Bu Eşit Parçalarından Her Biridir."Kadın Olsun Erkek Olsun, Kim İyi İşler Yaparsa Cennete Girecektir." (NisA, 4/124). "Mümin Erkekler Ve Mümin Kadınlar Birbirlerinin Velisidirler..." (Tevbe, 9/71). "Erkeklerin Kazandıklarından Bir Payı Olduğu Gibi Kadınların Da Kazandıklarından Bir Payı Vardır." (NisA, 4/32)</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Kur’an'da Kadın Ya Da Dişi Anlamına Gelen "Nisa, Nisve, İmrae, Ünsa" Kelimeleri Türevleriyle Beraber 85 Defa, Erkek Anlamına Gelen "Racul, Zeker, Mer'" Kelimeleri De Yine Türevleriyle Beraber 86 Defa Geçmektedir. "İnsan" Kelimesinin Kadını Kapsamadığını Söyleyen Hiç Bir İslam Alimi, Hatta Hiç Bir İnsan Yoktur.</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Genele Hitap Ederken Arap Dilinin Gereği, Ya Eril (Müzekker) Ya Da Dişil (Müennes) Bir Kalıpla Hitap Edilecektir. Sosyal Hayatın Bütün Yüküyle Erkeklerin Omuzunda Olduğu Bir Toplumda Eril Kalıbın Seçilmesinden Normal Ne Olabilir? Üstelik Bu Dil Araplar'ın İslAm'dan Önce De Konuştukları Dildir. Onlar O Zaman Da Böyle Konuşuyorlardı. Kendi Dilleriyle Gelen Kur’an'ın, Bu Dili Bozması Düşünebilir Mi ?</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">2.Mana</span></span></span> <span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Burada Aslında Bu iddiaları Gündeme Getiren Kişilerin Bakılınca İslam’i Hiçbir Bilgilerinin Olmadığı Haliyle de Sadece Meal Okumakla Belki Bir Fikir Edindiklerini Onda da Taraflı Bakışlarının ne Derece Gafletkerane Olduğunu Görmekteyiz, Müşahede Etmekteyiz ! Bu da Bir Kere Daha Bize Mealciliğin Bir Başka Zararını Daha Ortaya Koymaktadır!  Gençlerin Akıllarını Karıştırmaya Çalışanlar Esasen Şunu Demek İstiyorlar 1.’Si Muhatap Erkeklerdir Kur’an-ı Kerim’de Kadın Muhatap Alınmamış Haliyle Kuran Hak Kitap Değil. 2.’si İse Erkekler O Dönemde Kadınları Kullanıyorlardı Ve Kadının Hiçbir Hakkı Yoktu, Haliyle Kur’an-ı Kerimde Haşa, Yüz Bin Defa Haşa Hz. Muhammed’in Uydurduğu Bir Kitap, O Yüzden Kadınları da Kullanmak İçin Hz. Muhammed S.a.v. Tarafından “Haşa” Söylemler Bu Yönde Uyduruldu Demek İstiyorlar. Doğrudan Diyemedikleri İçin de Bu Şekilde İddialarda Bulunuyorlar.  Bunları da Kadın Hakları Savunucuları Görünümlü Dış Mihrapların İçimi de Kurduğu Vakıf Ve  Derneklerle Yapmaktalar. Biz Bu Derneklerin  Ne Amaçla Kurulduğunu İngiliz Casusu Lawrence’ın Anılarında Okumaktayız. Tezahürünü de 28 Şubat’tan Bu Güne Değin Müslüman, Mümine Ve Muvahhide Çarşaflı Ve Başörtülü Bayanlarımızın Haklarının Savunulduğu Hiçbir Eylemde Görememenizden Anlarsınız !... </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Kadın Konusunda Hassas Olanların Göz Ardı Etmemeleri Gereken Bir Nokta Da Şudur Ki, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sadece Erkeklerin Yad Edildiği Hitaplarda Her Zaman Güzel Bir Vasıfla Değil, Kötü Vasıflarla Da Anılması Söz Konusudur. Örneğin “Ey İman Edenler” Anlamına Gelen “Ya Eyyuhellezine Amenû” Hitabı Yanında “Ey Kafirler” Manasına Gelen “Ya Eyyuhe’l-Kafirun” İfadesinin Muhatabı Da Zahiren Erkeklerdir</span>. Ama Aslında Her İki İfadede Kadın-Erkek Müşterek Olarak Vardır. Demek Ki Ortada Bir Fazilet, Bir Üstünlük İmajı Söz Konusu Değildir, Mesele Tamamen Bir Çarpıtma Meselesidir.</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Şayet İddia Edildiği Gibi Haşa,Yüz Bin defa Haşa ki Kur’an-ı Kerim’i Hz.Muhammed. S.a.v. Efendimiz Uydurmuş Olsa İdi Ve O Yazmış Olsa İdi O Halde Paylaşacağım Hadis-i Şerifleri Kur’an-ı Kerime Ayet Olarak Haşa Yazardı Hadis Olmazdı ! "Ey İnsanlar! Kadınların Haklarına Riayet Ediniz! Onlara Şefkat Ve Sevgi İle Muâmele Ediniz! Onlar Hakkında Allah'tan Korkmanızı Tavsiye Ederim. Siz Kadınları, Allah Emâneti Olarak Aldınız; Onların Namuslarını Ve İffetlerini Allah Adına Söz Vererek Helâl Edindiniz!" (Müslüm, Hac,147) "Kadınlara Ancak Kerîm Olanlar İkrâm Ederler (Değerli Olanlar Değer Verirler); Onlara Kötülük Edenler İse Leîm (Kötü) Kişilerdir." (İbn Mace, Edeb 3; Ebû Davud, Edeb 6, Rikak 22, İ'tisam 3; Müslim, Akdiye 11) <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Diyerek Kadına Yaklaşım Değerine Göre Allah Katında Değer Görüleceği Hadisle İfade Edilmiştir. Hal Böyle Olunca Allah Katında Ki Değer Kadına Yaklaşım İle Ölçülmektedir</span>.  "Cennet Annelerin Ayakları Altındadır." (Nesâî, Cihâd, 6) Hadisi Malumumuzdur. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayeti Başına Cenneti Ayaklarının Ucuna Koyan Bir Din Nasıl Olurda Erkek Üstünü Olabilir?</span>  "Sizin En Hayırlınız, Ehline (Eşine Ve Çocuklarına) En Hayırlı Olanınızdır. Ve Ben De Ehline Karşı En Hayırlı Olanınızım. (<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Burada Da En Hayırlı Olan Kişi Hanımlarına En Hayırlı Olan Kişi Ölçüsü İle Belirlenmektedir.</span> ) <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"En Güzel Dünya Nimeti, İnsanın Sahip Olabileceği Nimetlerin En Hayırlısı: Zikreden Dil, Şükreden Kalp Ve İnsanın İman Doğrultusunda (Müslümanca) Yaşamasına Yardımcı Olan Kadındır</span>." (Tirmizî, Birr 13)  "<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kadınlar Erkeklerin, Diğer Yarısıdır</span>." (Ebu Davud, Tahanet,94; Tirmizi Tahanet 827) "Kadınlara Ancak Asalet Ve Şeref Sahibi Kimse Değer Verir. Onları Ancak Kötü Ve Aşağılık Kimseler Hor Görür." Gene  : "Hanımını Döven, Allah’a Ve Resûlüne Asi Olur. Kıyamette Onun Hasmı Ben Olurum." Demiştir Efendimiz !</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">3.Mana</span></span></span> <span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Bu İfadelerde Kadını Küçümseyici Bir Durum Söz Konusu Değildir. Nitekim, Ay-Güneş Misalinde Olduğu Gibi Şems/Güneş Değil, Kamer/Ay Göz Önünde Bulundurulmuştur. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Fakat Hiç Kimse Bu İfadelerde Güneşin Aydan Daha Değersiz Görüldüğünü İddia Etmemiş Ve Edemez De.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">4.Mana:</span></span></span><span style="color: red;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yaratılıştaki Hakikat Ve Hikmet İle Hak Hukukta ki Musavilik Yani Eşitlik Bütün Bütün Ayrıdır</span> … </span></span><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Şunu Unutmamak Gerekir Ki, Hz. Adem (As)’Den Beri İnsanlık Camiasında Erkek Vazifesi Ve İcra Etmesi Gereken Sınavının da Bir Sonucu Ve Hikmeti Gereği, Hakimiyetin, Fiziki Kuvvetin, Bundan Gelen İcraatın Simgesi Olarak Algılanmış Ve Vasıflandırılmıştır. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">Erkeğin Neden Daha Kuvvetli Yaratıldığını İtiraz Konusu Yapanlar, Şunu Unutmamalıdır Ki, Kuvvet, Cesaret Ve Şecaat Tek Başına Bir Fazilet Simgesi Değildir. Nitekim En Zalim Olan Nemrut, Şeddad, Firavun Da Çok Cesaretli İdi Ama Bu Onların Makamını Ali Ve Ulvi Yapmadığı Gibi Allah Tarafından da Yerin Dibine Geçirildiler.</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Erkeğin Hakimiyet Fiziki Kuvveti Ve İcra Etmesi Gereken Sorumlulukları Cihetiyle Ailesini Koruması Ve Himaye Etmesi, Onların Tamamının Geçimini Sağlaması Ve Zor Anlarda Zor Kararlar Verip Bu Sorumlulukla Birlikte Neticesinden de Mesul Olması Gibi Daha Birçok Hikmete Binaen Erkekler Daha Fizikli, Kavi Ve Güçlü ! Daha Cesur Daha Şecaatkar Ve  Girişken Yaratılmıştır. Kadınlar İse, Çocukların Anneleri Olarak Onları, Masumane Yavrularının Bakımını Üstlenecek Bir Konumda Olduğu İçin, Bir Şefkat Kahramanı Ve Bir Merhamet Abidesi Olarak Var Edilmiştir. Burada Her İki Cinse Verilen Yetenek Beceri Ve Kabiliyetler Musavi Yani Denktir, Eşittir. Hiç Birinin Bir Diğerinden Üstünlüğü Söz Konusu Değildir.  Hakîm Olan Allah Her Şeyi, Sınavının Gereği Olarak Üstlendiği Vazifesine Uygun Bir Şekilde Yaratmıştır. Bu Farklılıklar Hiçbir Zaman Bir Fazilet Ve Bir Şeref Üstünlüğü Değildir.</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Hatta Bunun Tam tersini Düşünelim. Güzel Karakterli Bir Hanım İster ki Onun Erkeği Adam Gibi Adam Olsun ! Ona Duruşu İle Erkeklik Yapsın, Korusun Kollasın , İhtiyaçlarına Lebbeyk Diyerek Yerine Getirsin, Ahmed’i Mahmud’u Muhammed’den Gelen Bir Muhabbetle Ona Önce Hoca Sonra Koca Olsun. Giyimini Kuşamını Alsın Rızkını Temin Edip Bir Elini Yağdan Diğer Elini Baldan Kaldırmasın !... İstemez ki Adam Olmayan Serseri Veya Asalak, Korkak Ve Çalışmayan Ailesine Bakmayan Bir Kocası Olsun ! Ve Gene İster ki Her Erkek Hanımı Güzel Olsun Ona Karşı Bakımlı Ve Muhabbetli Olsun. Hoş Sohbet Olsun Tebessümünü Eksik Etmesin. Doğurgan Bir Bayan Olsun Çocukları Olsun. Çocuklarına İyi Bakıp Makam-ı Anneliğin Ulvi Hakkını Versin !...  İstemez ki Kadınlıktan Çıkıp Erkek Gibi Olsun Erkek Gibi Bir Kalın Ses Tonuna Sahip Olsun ! Ve Davransın !... Bırakın Bir Müslümanı Ateist Dahi Yaratılış Fıtratı İle Bunu İstemez… </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">5.Mana : Hak Ve Hakikat Nazarında ki Eşitlik:</span></span></span><span style="color: red;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">  </span></span><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Erkek-Kadın Eşitliği Hak-Hukuktadır... <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Erkek Olsun, Kadın Olsun Allah Katında En Faziletli İnsan Allah’a Karşı En Çok Takva Sahibi Olan İnsandır... Ey İnsanlar, Gerçekten Biz Sizi Bir Erkek Ve Bir Dişiden Yarattık Ve Birbirinizle (Kolaylıkla) Tanışmanız (Ve Farklı Yetenek Ve Faziletlerinizden Yararlanmanız) İçin Sizi (Değişik) Kavimler Ve Kabileler (Şeklinde) Kıldık. Şüphesiz, Allah Katında Sizin En Üstün (Kerim Ve Değerli) Sayılanınız, (Irk Ya Da Soyca Değil) <span style="color: red;" class="mycode_color">Takvaca (Kötülükten Sakınma, İyilikte Yarışma Konusunda) En İleride Olanlarınızdır</span>. Şüphesiz Allah (Her Şeyi Hakkıyla) Bilendir, Habir’dir.  İle Hucurât Suresi – 13. Ayeti Kerime İle Kur’an’ın Getirdiği Eşitlik Anlayışını Kör Gözlere Gösterir Şeklinde Kati Olarak İfade Etmektedir.</span> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">6.Mana:</span></span></span><span style="color: red;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">  </span></span><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">İslam’dan Önce Dünya’nın Hemen Hemen Her Yerinde! Değersiz Bir Varlık Olarak Algılanmış Olan Kadına, Şeref Bahşeden Bir Statüyü Tanıyan Aslında İlk İslam Dinidir. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">Coğrafya Ve Tarih İlmide Ve Edebiyat İlmi de Ve Sosyoloji İlmi de Buna Şehadet Etmektedirler</span></span>. </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Misalen;</span></span></span><span style="color: red;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">  <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Coğrafya</span> Gereği O Dönem İncelendiğinde Tüm Dünya Coğrafyasında Kadınlara Hak Verilmesi Tam Manasıyla İslam İle Olmuş, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tarih</span> Bunu Kayıt Altına Almıştır. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Edebi Olarak</span>  -Erkek Kadın Ayırımının Yapılmadığı- Türkçe Dil Grubunda Dahi “Ey İman Edenler!” İfadesi Hem Erkek Hem De Kadınlar İçin de Söz Konusudur. Fakat Bu İfade Her İki Grup İçin Kullanıldığında  İse, Erkekler İçin “Ya Eyyühellezine Amenu”, Kadınlar İçin İse “Ya Eyyetühellati Amenne” Cümlesiyle İfade Edilmesi Gerekirdi. Malumunuz Allah Subhandır Her Şey den Münezzeh Ve Bütün Kusurlardan Beridir. Ve Asıl Böyle Bir Kelam , Söz İsrafından Münezzeh Olan Kur’an-ı Hakîm'de Abes Kaçardı, Eleştirilmeye Açık Olurdu. Uzun Ve Gereksiz İki Cümle Yerine, Eskiden Beri Belagatça Geçerli Ve de Yaygın Bir Dil Kuralı Olan “Tağlib” Sanatı Çerçevesinde “Ya Eyyühellezîne Amenû” İfadesinin Kullanılması Kadar Güzel Bir Şey Olur Mu? Buna Edebiyat İlmi de Şahitlik Ediyor. Ve Bunun Gibi Bugün de Her Gün, Her Bir Müslüman Tarafından Hususen Ramazan Ayında Okunan Bahusus Hafızlar Tarafından Her Gün Okunan Kur’an-ı Hakim Okuyana Usanç Vermediği Gibi Her Okuyuşta Yeni indirilmiş Bir Kitap Hissiyatını Vermesi İle İnsanlık Ve Müslümanlık Adına Şahitlik ediyor.  Aynen Öyle de Hiçbir Arap <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kadını </span>Ve Devlet-i Aliye-i Osmaniyenin <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sultanları</span> Olan Analarımız Ve Annelerimiz -Yüz Yıllarca Tevarüs Edip Alışık Olduğu- Böyle Bir İfadeden Rahatsız Olmaması, Bilakis Bu İfadenin Kendilerine De Hitap Ettiğini Çok İyi Bilmeleri Şahitlik Ediyor ki Kur’an-ı Kerim Hem Erkeklere Hem de Kadınlara Son Derece Beli Ve Bedi Bir Şekilde Hitap Etmektedir..</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Aynen Öyle de Hiçbir Taraf Öbürüne Eşitte Değildir, Ama Kendisine Vazifesi Gereği Verilen Özeliklerle de Üstünde Değildir. Ne Fizikî Yapısı, Ne Hissi Yapısı Açısından Eşit Değillerdir . Bilakis Allah -Deyim Yerindeyse- İkisini Eşitlik İçin Değil, Eşitsizlik İçinde “Bir” Eşitlikle Yaratmış Ve Bu Farklarını da Bir Birine Bir Üstünlük Olarak Değil Bir Yapbozun Muhtelif Parçaları Gibi Bir Ahmed’i Mahmud’u Muhammed’den Gelen Bir Muhabbetle Meşru Bir Ölçü Olan Evlilik Akti İle Bağlamıştır… </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">7.Mana:</span></span></span> <span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Kur’an’ın Mucizelik Yönünün En Açık Misallerinin Başında “Îcaz=Veciz” İfadeler Gelir. Arapça’da Oldukça Yaygın Olan Bu Edebî Sanat, Kur’an da Da Oldukça Yaygın Bir Kullanım Alanına Sahiptir. Kadınları Erkek Hitabına Dahil Ederek Anmak Da Bu Sanatın Bir Tezahürüdür.</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Erkek Ve Kadınlarla İlgili Bir Konu, Daha Detaylı Bir Surette Vurgulanmak İstenildiği Yerlerde, Kadınlara Da Ayrıca Yer Verildiği Görülmektedir. Misal Olarak; “Allah Ve Resulü Herhangi Bir Meselede Hüküm Bildirdikten Sonra, Hiçbir Erkek Veya Kadın Müminin, O Konuda Başka Bir Tercihte Bulunma Hakları Yoktur. Kim Allah’a Ve Resulüne İsyan Ederse, Besbelli Bir Sapıklığa Düşmüş Olur.” (Ahzab, 33/36), “Kim Bir Kötülük İşlerse, Sadece O Kadar Cezalandırılır. Ama, Mümin Olarak, İster Erkek İster Kadın, Kim Makbul Ve Güzel Bir İş Yaparsa, İşte Onlar Cennete Girer Ve Orada Hesapsız Nimetlere Nail Olurlar.” (Mümin, 40/40) </span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Mealindeki Ayetlerde Hem Sorumluluk Hem De Mükafatta Erkek-Kadın Eşit Bir Statüde Değerlendirilmiştir.</span></span></span></div>
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Saygılarımla</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Not: Muhtelif Kaynaklardan Yararlanılmış Olup Yazı Fakire Aittir. Hatası Yanlışı -Araştırmalarımdaki Ve Yorumlarımda ki- Bana Aittir.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Soru : Kur’an Sürekli Erkeklere mi Hitap Eder?  Bu Durum, Kur’an'a Göre, Erkeklerin Birinci Sınıf, Kadınların İkinci Sınıf Olduğu Anlamına Gelmez Mi?</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">1.Mana:</span></span></span> <span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Hepimizce Malumdur ki Kur’an-ı Kerim’in Dili Arapça’dır. Arapça Olması da Bizzat Cenab-ı Hakkın Tercih Ve Seçimiyledir. Neden Arapça Demeye İtiraz Etmek Başka Bir Dil Olsaydı Neden O Dil Diye de İtirazı Gerekli Kılabilir. Dahası Efendimiz Arabistan’da Dünya’ya gelmesi Takdir Olunduğu İçin de Kendi Kavmine Peygamberlik İddiasından  Bulunan Bir Kişinin İman Esaslarını Anlatırken Farklı Dil Kullanması Beklenemez !... Farklı Bir Dil Kullanılmış Olsaydı Bu seferde Hz. Muhammed S.a.v. Efendimiz Peygamber Değil O Başkasından Aldığı Bilgileri Burada Bize Anlatıyor İddiasında Bulunulabilirdi ,Nitekim Bu İddiada da Bulunanlar Var. Kısa Bir Hakikat ve Hikmeti İle İlgili Girizgahtan Sonra Konuya Arapça Dil Bilgisi Üzerinden Ele Alalım İnşaAllah. Arapça’da İsimler Ya Müennes/Dişil Veya Müzekker/Erildir. Arapça’da ki Kuralların Kur’an’da Da Olduğu Gibi Kullanılması da Bunun Sonucu Olarak Tabiidir. Nitekim Kur’an’da Bu Her İki Çeşit Kelimeler De Yerli Yerince Kullanılmıştır. (Mümin-Mümine/Müminun-Müminat Gibi). Bu Dil yapısı Sadece Arapçada da Olmayıp Muhtelif Daha Pek Çok Dilde de Mevcuttur.</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Üç Cinsiyetli Diller :</span></span></span> <span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Arnavutça Boşnakça Almanca Yunanca Hırvatça Latince Makedonca Rumca Felemenkçe Polonya Dili Rumence Rusça Sırpça Slovakça Slovence Ukraynaca. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">İle İki Dilli Diller Olan</span></span> : Aramice Fransızca İbranice Hintçe Arapça İtalyanca Peştuca Portekizce Pencap Dili İspanyolca Ve Urdu Dili Gibi Dillerde de Gözükmektedir..</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Arapça’daki Dilin Bir Teamülü De Erkek Ve Kadınlara Birden Hitap Edildiği Zaman, Bunları Tek Bir Hitap Tarzına Ve Bunu Da Erkek Kalıbına Dökmektir. (Bunu Bizde Yaparız Aslında Ahmet Amcalara Gidiyoruz. Şimdi Burada Ahmet Amcayı Övmedik Ahmet Amca İle Ailesini Yani Hem Hanımını Varsa Kızlarını da İçine Alarak Hitap Etmiş Olduk.)  Genellikle Kadın Ve Erkek İçin Aynı Anda Söz Konusu Edilen Bir İfade -Fazla Uzun Olmaması İçin- Sadece Erkekler İçin Kullanılan Kalıba Yer Verilir Ve Kadınlar Da Orada -Zımnen- Var Kabul Edilir. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">Bu Husus Arapça da Edebî Bir Sanattır Ki Buna “Tağlip Sanatı” Denir.</span></span><span style="color: red;" class="mycode_color"> <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu Edebî Sanat Sadece Gerçek Erkek Ve Kadın İçin Değil, Aynı Zamanda Arapça’da Mecazî Olarak Erkek/Eril Kabul Edilen “Kamer=Ay” İle Dişil Olarak Kabul Edilen “Şems=Güneş” Kelimeleri İçin De Geçerlidir. Bu İkisi Birden Kullanıldığı Ve “Tağlip Sanatı “ İçerisine Alındığı Zaman, Erkek/Eril Olan “Kamer” Sözcüğü Ön Plana Çıkarılır Ve “Kameran=İki Ay” Tabiri Tercih Edilir, Bununla Güneş Ve Ay Kastedilir.</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Bu Edebî Sanat İfadesi Daha Veciz Olduğundan, Kur’an Terminolojisinde De Genellikle Hitaplar Bu Sanat Çerçevesinde İnşa Edilmiş Ve Kadın İle Erkeğin Birlikte Muhatap Olduğu Yerlerde <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu Hitap Erkeklere Yönelik Olmuş, Kadınlar İse “Tağlip Sanatı” Çerçevesinde Onlarla Beraber Yerlerini Almışlardır. Mesela Kur’an’da Çokça Kullanılan Ve “Ey İman Edenler” Anlamına Gelen “Ya Eyyuhellezine Amenû” Hitabı, Arapça Gramer Bakımından Erkeklere Yapılan Bir Hitap Tarzıdır. Ancak, Bu Hitapta Kadınların Da Dahil Olduğu Bilinen Bir Gerçektir.</span> Keza, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kur’an’da Bir Çok Defa Kullanılan Ve “Ey Adem’ın Oğulları” Anlamına Gelen “YA Benî Ademe” İfadesini Sadece Erkeklere Tahsis Etmek Mümkün Değildir. </span>İşte, Bu Açıklamalar Çerçevesinde Diyebiliriz Ki, “Babalar” İfadesinde Anneler, “Oğlanlar” İfadesinde Kızlar, “Kardeşler” İfadesinde Kız Kardeşler De Dahildir.</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Kur’an, Bir Hitap Olarak Hz. Muhammed (Asm.) Gönderilen Bir Kitaptır. Kur’an’ın Konuşma Üslubuyla Gönderildiğini Ve Bu Kitabın Konuşma Dilinden Yazıya Aktarıldığını Bilmekte Yarar Vardır. Kur’an'daki Üslup Bundan Dolayı “De Ki”, “Ey İnsanlar”, "Ey İman Edenler”, “Ey Kafirler”, “Ey Ehl-İ Kitap”, “Ey Nebi”, “Sana Soruyorlar, De Ki” Gibi Hitaplarla Doludur. Ayetlerdeki Hitabın Çoğunlukla Müzekker Oluşu Peygambere Hitaben Gönderilmiş Olduğundandır: Arapça’nın Özelliğine Göre, Kadına Ve Erkeğe Ayrı Ayrı İfade Biçimleriyle Hitabedilir. Peygambere (A.S.) Yapılan Hitapların Müzekker Kalıbıyla Olması Da Bu Dilin Gereğidir.</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Kur’an Ve Hadîslerde Geçen İslamî Emir Ve Yasaklar, Dünya Ve Ahirete Ait Vaadler, Herhangi Bir İstisna Yapılmadığı Sürece Hem Erkekleri, Hem De Kadınları Kapsar.</span></span><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> Bunların Erkeklere Ait Yüklem Ve Zamirlerle İfade Edilmiş Olmaları Önemli Değildir. Bu, Hem Arapça, Hem De İslam Hukuk Metodolojisi Bakımından Böyledir.</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Erkeklere Hitap Eden Bir Emir Veya Yasağın, Ayrıca Kadınlar İçin De Tekrar Edilmesi Gerekmez. Çünkü Bu, İfade Ettiğimiz Gibi Arap Dilinin Ve Hukuk Mantığının Bir Gereği Olduğu Gibi, Kur’an'ın Kendisine Has Üslûbu Ve İfade Mantığının Da Bir Gereğidir. Zira Kur’an, Her şeyden Önce Mü'min Erkeklerle Mü'min Kadınları, Birbirlerinin Dostları Ve Velileri Olarak İlan Eder: "İnanan Erkekler Ve İnanan Kadınlar Birbirlerinin Velisidirler. Onlar, İyiyi Emreder, Kötüyü Önlerler. Namaz Kılar, Zekat Verirler Ve Allah Resulüne İtaat Ederler. İşte Onlara Allah Merhametle Muamele Edecektir. Doğrusu Allah, Gücünün Önüne Geçilemeyen Ve Her Şeyi Yerli Yerince Yapandır." (Tevbe, 9/71)</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Nitekim Bu Ayet-İ Celilede, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Onlar İyiyi Emrederler, Kötüyü Önlerler" Sözü Ve Ayetin Sonuna Kadar Diğer Failler Ve Zamirler, Hep Erkekler İçin Kullanılan İfadelerdir. Buna Bakarak, Bu Ayetin Kadınları Dışta Bıraktığını Söylemek Mümkün Mü</span>? Hayır.</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Kur’an, Açıkça Hem İnanan Erkeklere, Hem De İnanan Kadınlara Cennetin Güzelliklerini Ve Nimetlerini Va'detmiştir. Nitekim Tevbe Sûresi 72. Ayette Şöyle Buyurulmuştur:</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">"Allah, İnanan Erkeklere Ve İnanan Kadınlara İçlerinde Ebedî Kalacakları, Altlarında Irmaklar Akan Cennetler (Bahçeler) Ve Adn Cennetlerinde Hoş Meskenler Vaadetmiştir. Ve Ayrıca Onlara, En Büyük Nimet Olarak Allah'ın Hoşnutluğu Var. İşte Bu Büyük Başarıdır." </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">İslam Sadece Erkeklerin Dini Değil. Kur’an Sadece Erkeklere Hitap Etmiyor. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kur’an-I Kerîm'de Kadınlara Has Uzunca Bir Sûre Vardır</span>: (Nisa Sûresi). Kur’an'da Bazı Kadınlara Da <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Allah'ın Vahiy (İlham) Gönderdiği Zikredilir</span>. (Bk. Kasas, 28/7; Al-İ İmran, 3/42; Hud, 11/69).Ayeti Kerimelerine Bakılabilir. </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">"Kadınlar Erkeklerin Şakîkidirler." "Şakik" Tam Ortadan İkiye Bölünen Bir Bütünün Bu Eşit Parçalarından Her Biridir."Kadın Olsun Erkek Olsun, Kim İyi İşler Yaparsa Cennete Girecektir." (NisA, 4/124). "Mümin Erkekler Ve Mümin Kadınlar Birbirlerinin Velisidirler..." (Tevbe, 9/71). "Erkeklerin Kazandıklarından Bir Payı Olduğu Gibi Kadınların Da Kazandıklarından Bir Payı Vardır." (NisA, 4/32)</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Kur’an'da Kadın Ya Da Dişi Anlamına Gelen "Nisa, Nisve, İmrae, Ünsa" Kelimeleri Türevleriyle Beraber 85 Defa, Erkek Anlamına Gelen "Racul, Zeker, Mer'" Kelimeleri De Yine Türevleriyle Beraber 86 Defa Geçmektedir. "İnsan" Kelimesinin Kadını Kapsamadığını Söyleyen Hiç Bir İslam Alimi, Hatta Hiç Bir İnsan Yoktur.</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Genele Hitap Ederken Arap Dilinin Gereği, Ya Eril (Müzekker) Ya Da Dişil (Müennes) Bir Kalıpla Hitap Edilecektir. Sosyal Hayatın Bütün Yüküyle Erkeklerin Omuzunda Olduğu Bir Toplumda Eril Kalıbın Seçilmesinden Normal Ne Olabilir? Üstelik Bu Dil Araplar'ın İslAm'dan Önce De Konuştukları Dildir. Onlar O Zaman Da Böyle Konuşuyorlardı. Kendi Dilleriyle Gelen Kur’an'ın, Bu Dili Bozması Düşünebilir Mi ?</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">2.Mana</span></span></span> <span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Burada Aslında Bu iddiaları Gündeme Getiren Kişilerin Bakılınca İslam’i Hiçbir Bilgilerinin Olmadığı Haliyle de Sadece Meal Okumakla Belki Bir Fikir Edindiklerini Onda da Taraflı Bakışlarının ne Derece Gafletkerane Olduğunu Görmekteyiz, Müşahede Etmekteyiz ! Bu da Bir Kere Daha Bize Mealciliğin Bir Başka Zararını Daha Ortaya Koymaktadır!  Gençlerin Akıllarını Karıştırmaya Çalışanlar Esasen Şunu Demek İstiyorlar 1.’Si Muhatap Erkeklerdir Kur’an-ı Kerim’de Kadın Muhatap Alınmamış Haliyle Kuran Hak Kitap Değil. 2.’si İse Erkekler O Dönemde Kadınları Kullanıyorlardı Ve Kadının Hiçbir Hakkı Yoktu, Haliyle Kur’an-ı Kerimde Haşa, Yüz Bin Defa Haşa Hz. Muhammed’in Uydurduğu Bir Kitap, O Yüzden Kadınları da Kullanmak İçin Hz. Muhammed S.a.v. Tarafından “Haşa” Söylemler Bu Yönde Uyduruldu Demek İstiyorlar. Doğrudan Diyemedikleri İçin de Bu Şekilde İddialarda Bulunuyorlar.  Bunları da Kadın Hakları Savunucuları Görünümlü Dış Mihrapların İçimi de Kurduğu Vakıf Ve  Derneklerle Yapmaktalar. Biz Bu Derneklerin  Ne Amaçla Kurulduğunu İngiliz Casusu Lawrence’ın Anılarında Okumaktayız. Tezahürünü de 28 Şubat’tan Bu Güne Değin Müslüman, Mümine Ve Muvahhide Çarşaflı Ve Başörtülü Bayanlarımızın Haklarının Savunulduğu Hiçbir Eylemde Görememenizden Anlarsınız !... </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Kadın Konusunda Hassas Olanların Göz Ardı Etmemeleri Gereken Bir Nokta Da Şudur Ki, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sadece Erkeklerin Yad Edildiği Hitaplarda Her Zaman Güzel Bir Vasıfla Değil, Kötü Vasıflarla Da Anılması Söz Konusudur. Örneğin “Ey İman Edenler” Anlamına Gelen “Ya Eyyuhellezine Amenû” Hitabı Yanında “Ey Kafirler” Manasına Gelen “Ya Eyyuhe’l-Kafirun” İfadesinin Muhatabı Da Zahiren Erkeklerdir</span>. Ama Aslında Her İki İfadede Kadın-Erkek Müşterek Olarak Vardır. Demek Ki Ortada Bir Fazilet, Bir Üstünlük İmajı Söz Konusu Değildir, Mesele Tamamen Bir Çarpıtma Meselesidir.</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Şayet İddia Edildiği Gibi Haşa,Yüz Bin defa Haşa ki Kur’an-ı Kerim’i Hz.Muhammed. S.a.v. Efendimiz Uydurmuş Olsa İdi Ve O Yazmış Olsa İdi O Halde Paylaşacağım Hadis-i Şerifleri Kur’an-ı Kerime Ayet Olarak Haşa Yazardı Hadis Olmazdı ! "Ey İnsanlar! Kadınların Haklarına Riayet Ediniz! Onlara Şefkat Ve Sevgi İle Muâmele Ediniz! Onlar Hakkında Allah'tan Korkmanızı Tavsiye Ederim. Siz Kadınları, Allah Emâneti Olarak Aldınız; Onların Namuslarını Ve İffetlerini Allah Adına Söz Vererek Helâl Edindiniz!" (Müslüm, Hac,147) "Kadınlara Ancak Kerîm Olanlar İkrâm Ederler (Değerli Olanlar Değer Verirler); Onlara Kötülük Edenler İse Leîm (Kötü) Kişilerdir." (İbn Mace, Edeb 3; Ebû Davud, Edeb 6, Rikak 22, İ'tisam 3; Müslim, Akdiye 11) <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Diyerek Kadına Yaklaşım Değerine Göre Allah Katında Değer Görüleceği Hadisle İfade Edilmiştir. Hal Böyle Olunca Allah Katında Ki Değer Kadına Yaklaşım İle Ölçülmektedir</span>.  "Cennet Annelerin Ayakları Altındadır." (Nesâî, Cihâd, 6) Hadisi Malumumuzdur. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayeti Başına Cenneti Ayaklarının Ucuna Koyan Bir Din Nasıl Olurda Erkek Üstünü Olabilir?</span>  "Sizin En Hayırlınız, Ehline (Eşine Ve Çocuklarına) En Hayırlı Olanınızdır. Ve Ben De Ehline Karşı En Hayırlı Olanınızım. (<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Burada Da En Hayırlı Olan Kişi Hanımlarına En Hayırlı Olan Kişi Ölçüsü İle Belirlenmektedir.</span> ) <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"En Güzel Dünya Nimeti, İnsanın Sahip Olabileceği Nimetlerin En Hayırlısı: Zikreden Dil, Şükreden Kalp Ve İnsanın İman Doğrultusunda (Müslümanca) Yaşamasına Yardımcı Olan Kadındır</span>." (Tirmizî, Birr 13)  "<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kadınlar Erkeklerin, Diğer Yarısıdır</span>." (Ebu Davud, Tahanet,94; Tirmizi Tahanet 827) "Kadınlara Ancak Asalet Ve Şeref Sahibi Kimse Değer Verir. Onları Ancak Kötü Ve Aşağılık Kimseler Hor Görür." Gene  : "Hanımını Döven, Allah’a Ve Resûlüne Asi Olur. Kıyamette Onun Hasmı Ben Olurum." Demiştir Efendimiz !</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">3.Mana</span></span></span> <span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Bu İfadelerde Kadını Küçümseyici Bir Durum Söz Konusu Değildir. Nitekim, Ay-Güneş Misalinde Olduğu Gibi Şems/Güneş Değil, Kamer/Ay Göz Önünde Bulundurulmuştur. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Fakat Hiç Kimse Bu İfadelerde Güneşin Aydan Daha Değersiz Görüldüğünü İddia Etmemiş Ve Edemez De.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">4.Mana:</span></span></span><span style="color: red;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yaratılıştaki Hakikat Ve Hikmet İle Hak Hukukta ki Musavilik Yani Eşitlik Bütün Bütün Ayrıdır</span> … </span></span><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Şunu Unutmamak Gerekir Ki, Hz. Adem (As)’Den Beri İnsanlık Camiasında Erkek Vazifesi Ve İcra Etmesi Gereken Sınavının da Bir Sonucu Ve Hikmeti Gereği, Hakimiyetin, Fiziki Kuvvetin, Bundan Gelen İcraatın Simgesi Olarak Algılanmış Ve Vasıflandırılmıştır. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">Erkeğin Neden Daha Kuvvetli Yaratıldığını İtiraz Konusu Yapanlar, Şunu Unutmamalıdır Ki, Kuvvet, Cesaret Ve Şecaat Tek Başına Bir Fazilet Simgesi Değildir. Nitekim En Zalim Olan Nemrut, Şeddad, Firavun Da Çok Cesaretli İdi Ama Bu Onların Makamını Ali Ve Ulvi Yapmadığı Gibi Allah Tarafından da Yerin Dibine Geçirildiler.</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Erkeğin Hakimiyet Fiziki Kuvveti Ve İcra Etmesi Gereken Sorumlulukları Cihetiyle Ailesini Koruması Ve Himaye Etmesi, Onların Tamamının Geçimini Sağlaması Ve Zor Anlarda Zor Kararlar Verip Bu Sorumlulukla Birlikte Neticesinden de Mesul Olması Gibi Daha Birçok Hikmete Binaen Erkekler Daha Fizikli, Kavi Ve Güçlü ! Daha Cesur Daha Şecaatkar Ve  Girişken Yaratılmıştır. Kadınlar İse, Çocukların Anneleri Olarak Onları, Masumane Yavrularının Bakımını Üstlenecek Bir Konumda Olduğu İçin, Bir Şefkat Kahramanı Ve Bir Merhamet Abidesi Olarak Var Edilmiştir. Burada Her İki Cinse Verilen Yetenek Beceri Ve Kabiliyetler Musavi Yani Denktir, Eşittir. Hiç Birinin Bir Diğerinden Üstünlüğü Söz Konusu Değildir.  Hakîm Olan Allah Her Şeyi, Sınavının Gereği Olarak Üstlendiği Vazifesine Uygun Bir Şekilde Yaratmıştır. Bu Farklılıklar Hiçbir Zaman Bir Fazilet Ve Bir Şeref Üstünlüğü Değildir.</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Hatta Bunun Tam tersini Düşünelim. Güzel Karakterli Bir Hanım İster ki Onun Erkeği Adam Gibi Adam Olsun ! Ona Duruşu İle Erkeklik Yapsın, Korusun Kollasın , İhtiyaçlarına Lebbeyk Diyerek Yerine Getirsin, Ahmed’i Mahmud’u Muhammed’den Gelen Bir Muhabbetle Ona Önce Hoca Sonra Koca Olsun. Giyimini Kuşamını Alsın Rızkını Temin Edip Bir Elini Yağdan Diğer Elini Baldan Kaldırmasın !... İstemez ki Adam Olmayan Serseri Veya Asalak, Korkak Ve Çalışmayan Ailesine Bakmayan Bir Kocası Olsun ! Ve Gene İster ki Her Erkek Hanımı Güzel Olsun Ona Karşı Bakımlı Ve Muhabbetli Olsun. Hoş Sohbet Olsun Tebessümünü Eksik Etmesin. Doğurgan Bir Bayan Olsun Çocukları Olsun. Çocuklarına İyi Bakıp Makam-ı Anneliğin Ulvi Hakkını Versin !...  İstemez ki Kadınlıktan Çıkıp Erkek Gibi Olsun Erkek Gibi Bir Kalın Ses Tonuna Sahip Olsun ! Ve Davransın !... Bırakın Bir Müslümanı Ateist Dahi Yaratılış Fıtratı İle Bunu İstemez… </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">5.Mana : Hak Ve Hakikat Nazarında ki Eşitlik:</span></span></span><span style="color: red;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">  </span></span><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Erkek-Kadın Eşitliği Hak-Hukuktadır... <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Erkek Olsun, Kadın Olsun Allah Katında En Faziletli İnsan Allah’a Karşı En Çok Takva Sahibi Olan İnsandır... Ey İnsanlar, Gerçekten Biz Sizi Bir Erkek Ve Bir Dişiden Yarattık Ve Birbirinizle (Kolaylıkla) Tanışmanız (Ve Farklı Yetenek Ve Faziletlerinizden Yararlanmanız) İçin Sizi (Değişik) Kavimler Ve Kabileler (Şeklinde) Kıldık. Şüphesiz, Allah Katında Sizin En Üstün (Kerim Ve Değerli) Sayılanınız, (Irk Ya Da Soyca Değil) <span style="color: red;" class="mycode_color">Takvaca (Kötülükten Sakınma, İyilikte Yarışma Konusunda) En İleride Olanlarınızdır</span>. Şüphesiz Allah (Her Şeyi Hakkıyla) Bilendir, Habir’dir.  İle Hucurât Suresi – 13. Ayeti Kerime İle Kur’an’ın Getirdiği Eşitlik Anlayışını Kör Gözlere Gösterir Şeklinde Kati Olarak İfade Etmektedir.</span> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">6.Mana:</span></span></span><span style="color: red;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">  </span></span><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">İslam’dan Önce Dünya’nın Hemen Hemen Her Yerinde! Değersiz Bir Varlık Olarak Algılanmış Olan Kadına, Şeref Bahşeden Bir Statüyü Tanıyan Aslında İlk İslam Dinidir. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">Coğrafya Ve Tarih İlmide Ve Edebiyat İlmi de Ve Sosyoloji İlmi de Buna Şehadet Etmektedirler</span></span>. </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Misalen;</span></span></span><span style="color: red;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">  <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Coğrafya</span> Gereği O Dönem İncelendiğinde Tüm Dünya Coğrafyasında Kadınlara Hak Verilmesi Tam Manasıyla İslam İle Olmuş, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tarih</span> Bunu Kayıt Altına Almıştır. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Edebi Olarak</span>  -Erkek Kadın Ayırımının Yapılmadığı- Türkçe Dil Grubunda Dahi “Ey İman Edenler!” İfadesi Hem Erkek Hem De Kadınlar İçin de Söz Konusudur. Fakat Bu İfade Her İki Grup İçin Kullanıldığında  İse, Erkekler İçin “Ya Eyyühellezine Amenu”, Kadınlar İçin İse “Ya Eyyetühellati Amenne” Cümlesiyle İfade Edilmesi Gerekirdi. Malumunuz Allah Subhandır Her Şey den Münezzeh Ve Bütün Kusurlardan Beridir. Ve Asıl Böyle Bir Kelam , Söz İsrafından Münezzeh Olan Kur’an-ı Hakîm'de Abes Kaçardı, Eleştirilmeye Açık Olurdu. Uzun Ve Gereksiz İki Cümle Yerine, Eskiden Beri Belagatça Geçerli Ve de Yaygın Bir Dil Kuralı Olan “Tağlib” Sanatı Çerçevesinde “Ya Eyyühellezîne Amenû” İfadesinin Kullanılması Kadar Güzel Bir Şey Olur Mu? Buna Edebiyat İlmi de Şahitlik Ediyor. Ve Bunun Gibi Bugün de Her Gün, Her Bir Müslüman Tarafından Hususen Ramazan Ayında Okunan Bahusus Hafızlar Tarafından Her Gün Okunan Kur’an-ı Hakim Okuyana Usanç Vermediği Gibi Her Okuyuşta Yeni indirilmiş Bir Kitap Hissiyatını Vermesi İle İnsanlık Ve Müslümanlık Adına Şahitlik ediyor.  Aynen Öyle de Hiçbir Arap <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kadını </span>Ve Devlet-i Aliye-i Osmaniyenin <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sultanları</span> Olan Analarımız Ve Annelerimiz -Yüz Yıllarca Tevarüs Edip Alışık Olduğu- Böyle Bir İfadeden Rahatsız Olmaması, Bilakis Bu İfadenin Kendilerine De Hitap Ettiğini Çok İyi Bilmeleri Şahitlik Ediyor ki Kur’an-ı Kerim Hem Erkeklere Hem de Kadınlara Son Derece Beli Ve Bedi Bir Şekilde Hitap Etmektedir..</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Aynen Öyle de Hiçbir Taraf Öbürüne Eşitte Değildir, Ama Kendisine Vazifesi Gereği Verilen Özeliklerle de Üstünde Değildir. Ne Fizikî Yapısı, Ne Hissi Yapısı Açısından Eşit Değillerdir . Bilakis Allah -Deyim Yerindeyse- İkisini Eşitlik İçin Değil, Eşitsizlik İçinde “Bir” Eşitlikle Yaratmış Ve Bu Farklarını da Bir Birine Bir Üstünlük Olarak Değil Bir Yapbozun Muhtelif Parçaları Gibi Bir Ahmed’i Mahmud’u Muhammed’den Gelen Bir Muhabbetle Meşru Bir Ölçü Olan Evlilik Akti İle Bağlamıştır… </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">7.Mana:</span></span></span> <span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Kur’an’ın Mucizelik Yönünün En Açık Misallerinin Başında “Îcaz=Veciz” İfadeler Gelir. Arapça’da Oldukça Yaygın Olan Bu Edebî Sanat, Kur’an da Da Oldukça Yaygın Bir Kullanım Alanına Sahiptir. Kadınları Erkek Hitabına Dahil Ederek Anmak Da Bu Sanatın Bir Tezahürüdür.</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Erkek Ve Kadınlarla İlgili Bir Konu, Daha Detaylı Bir Surette Vurgulanmak İstenildiği Yerlerde, Kadınlara Da Ayrıca Yer Verildiği Görülmektedir. Misal Olarak; “Allah Ve Resulü Herhangi Bir Meselede Hüküm Bildirdikten Sonra, Hiçbir Erkek Veya Kadın Müminin, O Konuda Başka Bir Tercihte Bulunma Hakları Yoktur. Kim Allah’a Ve Resulüne İsyan Ederse, Besbelli Bir Sapıklığa Düşmüş Olur.” (Ahzab, 33/36), “Kim Bir Kötülük İşlerse, Sadece O Kadar Cezalandırılır. Ama, Mümin Olarak, İster Erkek İster Kadın, Kim Makbul Ve Güzel Bir İş Yaparsa, İşte Onlar Cennete Girer Ve Orada Hesapsız Nimetlere Nail Olurlar.” (Mümin, 40/40) </span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Mealindeki Ayetlerde Hem Sorumluluk Hem De Mükafatta Erkek-Kadın Eşit Bir Statüde Değerlendirilmiştir.</span></span></span></div>
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Saygılarımla</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Not: Muhtelif Kaynaklardan Yararlanılmış Olup Yazı Fakire Aittir. Hatası Yanlışı -Araştırmalarımdaki Ve Yorumlarımda ki- Bana Aittir.</span>]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>